Halk Bilimi

Kültürümüzde Evlerle İlgili İnanışlar

Türkler arasında, içinde yaşadıkları, yatıp kalktıkları çadırın da iyesi olduğuna inanıldığına dair tesbitler vardır. Bu iyenin orada yaşayanları koruduğuna inanılır.Yakut Türkleri çadır iyesi için kurban keser, kanını çadırın direğine sürerek ev iyesinin rızasını kazanırlardı.
Karaiyeler’de, helaların evlerin içinde yapılması caiz değildir. Helalar mutlaka meskenlerin dışında olmalıdır.’ ‘ Bu husus bize göre ev iyesi ile ilgili olmalıdır. Kara iyelerin pis koku ve pis yerlerde olduğu ve bunların tekin sayılmadığı bilinmektedir. Ev iyesinin ise, ev halkını koruyan bir Ak iye olduğu, Hanenin kutsallığı ile de ilişkili olduğu bilinmektedir. Helaların evin dışında olması, iki iyenin bir arada olmamasının istenilmesinden midir? Helaların, evlerin dışında olması incelenilen bölgede bilhassa Doğu Anadolu’da adeta genel kaide iken, giderek yeni evlerde tuvaletler de evin içine girmeye başlamıştır.
Hazar Hakanı sefere çıkınca, çadırın tepesine altın bir nar takılırdı.’ ‘ Bu inanç “Kızıl Elma” inancının’ ‘ bir izahı olabilir. Bu ocağın kutsallığını gösteren ve ocağın uzağındaki Ata’nın ulaş¬mak istediği, en yüce hedef olarak gösterilmiştir. Elma aynı zamanda Türk şölenlerinde saçı karakteri arzeder.
Ayrıca; “Kızın komşu evinde yatmasın, oğlan bazar aşı tatmasın” atasözü Türk Göçebe töresindeki, bize göre ahlak anlayışını yansıtır. Bazar, aşiret Türkçesinde şehir demektir.
Gregoryanlar’da Sivri-Türk çadırı biçiminde kümbetli manastır ve kiliselerin yapılması.’ ‘ Türk mimari tarzının izlerini yansıtmaktadır. Dinî mimaride sivri kubbe bir Türk stilidir.’ ‘ Bu stilin gelişmesini bütün dönemleri itibariyle Anadolu’da gözleyebiliyoruz. Hazarlar’ın toprak altında bulunan temelleri, onların yapılarının çember biçiminde kurulmuş olduklarını göstermektedir. Sovyet arkeologlarına göre, böyle yuvarlak yapılara ait temeller, Hazarların yaşadıkları toprakların her yanında ortaya çıkarılmışdır. Daha sonraki tarihlere ait temeller, dörtgenleşmiştir.
Sorgun’da, Canfulaz/Koncaloz diye bilinen Kara İye’nin evlere girmemesi için kapı ve pencere eşiklerine pancar konur, pancar kokusunun bu iye’den evleri koruduğuna inanılır.
Kuzey Irak’da Kırmanç ve Türkmenler kırkı çıkmamış ço¬cuğu kara iyelerin zararından korumak için evin eşiğinden dışarı çı-karmazlar. Bu uygulama Anadolu’nun birçok yerinde vardır.
Çemişgezek’de doğum esnasında Alkarı’sına rastlayan kadını Alkarısının fenalığından korumak için evin eşiğinin dışına çıkarırlar tayı olan bir at getirerek hastanın baş ucunda bekletirler.
Gagauzlar’da olduğu gibi Anadolu’nun birçok yerinde, inşaatların bilhassa ev inşaatlarının temeline kurban kanı akıtılır. Temele pislemek en büyük hakarettir. Felaket getireceğine inanılır ve muhakkak temizlettirilir.
Kaşgarh’nın yaptığı aktarmaya göre, Tevrat’ın Tesniye bölümünde “Bu sözleri, eline bağladığın bir diğer işaretle simgeleyeceksin. Evinin kapısının üstüne kent kapılarına da koyacaksın bu şareti şeklinde geçen ayetler Talmut’a göre uygulandığında, ayin esnasında Yahudi erkeklerinin alınlarına astıkları muska (Parşömen üzerine yazılmış Tevrattan alınmış ayetler) ve Yahudi evlerinin kapılarında görünen “El” kabartmalarının meydana getirmiştir. Bu tür. işaretler tılsım, muska ve el niteliğindeki maddesel simgeler “zazumalar” Karailikte kesinlikle yasaktır. Karaylar bu töreleri fetişizm (Putculuk), bâtıl itikad, büyücülük olarak kabul ederler
Büyük kervansarayların, iş yerlerinin, evlerin kapı başlarında iyilikleri sağlamak, kötülükleri kovmak için ayetler asıldığı, yazıldığı bilinmektedir. Ayrıca insanlar için de muska yapıldığı muhtelif yerlere asıldığı görülmektedir. Kars’da, Erzurum’da, G. Antep’de kapılara takılı tek ve çift madeni “el” şeklinde kabartmalara sıkça rastlamaktayız. Bunlara din farkı gözetmeden bütün halk tarafından kullanılan tokmak gözü ile bakılmaktadır.
Ömerhanlı köyü’nde gelinin attan inmesi evin eşiğinin önünde  yapılır.   Anadoluda evlenmek isteyen delikanlı babasının ayakkabılarını  evin eşiğine çiviler. Bunun anlamı “Ben de kendi ocağımı, eşiğimi istiyorum”, demektir.
Kaynak: Eski Türk Dini İzleri / Yaşar Kalafat

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı