Kitap Özetleri

Lüzumsuz Adam Kitap Özeti

Lüzumsuz Adam Kitap Özeti. Sait Faik Abasıyanık Lüzumsuz Adam kitabı içeriği, konusu, kahramanları. Lüzumsuz Adam kitabı hakkında kısaca bilgi

Sait Faik Abasıyanık’ın hikâye kitabı (1948)  On-dört hikâye.

Kitaba adını veren ilk hikâyede dükkânıyla evinin geliriyle geçinen Mansur Bey (yazarın kendisi), bir ara Beyoğlu’nda oturduğu ve kendisini bir koza gibi sarmış bırakmayan sokakta günlerini nasıl geçirdiğini, mahalle halkının kendisi hakkında düşüncelerini anlatıyor.
Ben Ne Yapayım’da yazar, bir ara babasının buluverdiği bir ortakla fasuh/a, patates ve yumurta ticareti yapmaya kalkışmış, fakat adamın hilekârlığı ve kendi beceriksizliği yüzünden, bu işi yürütememiştir.
Birahanedeki Adam, Karaköy’de bir birahanede bira içmektedir; yazar, onun hakkında tahminler yürütür, onunla dost olur, dünyasını oluşturur. Mürüvvet hikâyesinde, Koca Mustafa Paşa’da bir kahvede, Yedikule’de deri amelesi Osman Ağa, yazara, elini makineye kaptırma sonucu kangren tehlikesi yüzünden kolu omzundan kesilmiş, on sekiz yaşında Şopar Hüseyin’in serüvenini anlatır: Patron, bu işi mahsus yapmadıysa Hüseyin’e üçüyüz lira tazminat verecekti; Osman Ağa, şimdi paranın yüz elli lirasını Patron’a geri götürmüş olmanın pişmanlığı içindedir; üçüyüz lirayı çok görmüştür Hüseyin’e. Oysa ömründe bir tek yalan söylemiş olsaydı, Hüseyin, işte durmadan kaşını gözünü övdüğü çingene kızı, güzel Mürüvvet’i almış olurdu.
İp Meselesi, bir kadının taşıttığı bir hararın ipini çaldığı iddiasıyla, karşılık olarak yoksul hamalın kendi bir tek siyah, yağlı bitkin ipini alması olayına dayanır ve hamalın ümitsizliğini olanca acılığıyla duyurur. Kitabın gene en başarılı hikâyelerinden Menekşeli Vadi’de arabacı Bayram, en kötü meyhanelerden birinde tanıdığı, beraber yaşamaya başladığı Seher yüzünden düştükçe düşer. Bir ümitsizlik gecesinde yazardan, kendisini, yirmi bir yaşındayken çıktığı, yedi yıldır uğramadığı asıl evine, yaşlı babasıyla anasının, karısıyla iki çocuğunun olduğu eve götürmesini ister. Yazarın hiç bilmediği yerlerden geçerek, Mecidiye-kö/ün aşağılarında menekşeli bir vadideki eve varırlar. Yazar da o geceyi o evde geçirir, sabahleyin Bayram’ı bırakır, ayrılır. Yıllar sonra bir tesadüf, menekşeli vadiye yolu düşer. Bahçede çalışmakta olan Bayram’la karısı, durup bakarlar ona. Bayram, Sait Faik’i tanıyamamıştır, o da tanıtmaz kendini uzaklaşır.
Bizim Köy Bir Balıkçı Köyüdür hikâyesinde konu, Bur-gaz Adası balıkçılarının gündelik hayatlarıdır. Kaçamak, Papağan, Karabiber hikâyesinde, Bacakları Olsaydı’da, Ayten’de, Papaz Efendi’de, Bir Külhanbey Hikâyesi’nde, Kameriyeli Mezar’da ve son hikâye Hayvanca Gülen Adam’da da; yani kitabın bütün hikâyelerinde yazarın olaylarla kişilerin özünü kavrayan, derin şair sezgisi ve renkli anlatımı görülür.
 
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı