Nedir

Maaş Nedir, Maaş Hakkında Bilgi

Maaş nedir, ne demek sözlük anlamı: Görevlilere, emeklilere ve yetimlerine verilen aylık. Eşanlamlı sözcük karşılığı aylık olan maaş, eskiden, geçinecek şey, rızk anlamına gelmekteydi. Hukuki anlamda ise, bir kamu görevi gören ve bu göreve kanuni şart ve usuller içinde atanmış olan memura, ödeme miktarı ve zamanı objektif şekilde tespit edilmiş paradır.

Osmanlı İmparatorluğunda Maaş

Osmanlı imparatorluğunda Orhan Gazi zamanında başlayan tımar, zeamet ve has usulü, zamanın ücret rejiminin temelini oluşturmuştur. Has, zeamet ve tımarların geliri, nitelik bakımından devletin kendisine hizmet edenlere ödediği birer aylıktan başka bir şey değildi. Ayrıca, bugünkü profesörlere eş olan müderrisler, bağlı oldukları medresenin vakıf aidatı ile geçinir ve kadılar da iş sahiplerinden şeriye aidatı alırlardı. Bir kısım memurlarla, askerler ve bekçilere de, doğrudan doğruya devlet hazinesinden üç ayda bir ulufe adı altında maaş ödenirdi. Ancak, 1838 yılından itibaren devlet memurlarına maliyeden maaş ödenmesi kabul edilmiştir. Tanzimat’tan sonra da yalnız merkez memurları maaşının maliye veznesinden ödenmesi usulü bütün memurlara uygulanmıştır.

Tanzimat Döneminde Maaş

Tanzimat ile birlikte memurların maaşları ilgili kuruluşların teşkilat kanunu ve tüzükleri ile saptanmaya veya ilgili bakanlığın (nezaretin) takdirine bırakılmaya başlanmıştır. Bakanlıklarca takdire dayanan uygulamanın sakıncaları görülmüş ve ilk olarak 1297 (1881) tarihli maaş kararnamesi ile devlet memurlarının derece ve aylıkları saptanmıştır.

Cumhuriyet Döneminde Maaş

Cumhuriyet döneminde ise devlet memurlarının hizmet koşulları ve maaşlarını düzenleyen hükümler ayrı ayrı kanunlarda yer almıştı. 788 sayılı Memurin Kanunu, 1108 sayılı Maaş Kanunu, 1452 sayılı kanun ve 1939 yılında çıkarılan 3656 ve 3659 sayılı kanunlar, daha sonraları çıkarılan 4598 ve 7244 sayılı kanunlar, aylık ve hizmet koşullarını düzenleyen çeşitli kanunlardır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (D M K ), sınıflar içinde ücret saptanmasına temel olmak üzere memurların derece ve kademelerini saptamıştır. 1327 sayılı kanun, DMK’nin 37. maddesindeki derece tanımını kaldırmış, fakat 150. maddede derece aylığı tanımım yeniden yapmıştır: “Derece aylığı, kanunda yer alan sınıflara ait genel gösterge tablosundaki derecelerin her birisinin muhtevi bulunduğu yatay kademe aylıklarını topluca ifade eder.” D M K İlk metninde 16 dereceli olan gösterge tablosu kabul etmişti. 1974’te yapılan değişikliklerle derece sayısı 15’e indirilmiş; 12 Şubat 1982 gün ve 2595 sayılı kanun ile “DMK’nin 43. maddesindeki gösterge tablosu yeniden düzenlenmiştir. Derece, dikey olarak memurluk basamaklarını ve yükselmeleri ifade ettiği halde, kademe, bu derecelerin karşılarında gösterilen yatay ilerlemeleri gösterir. Kademe aylığı ise, gösterge tablosundaki derecelere dahil kademelerden her biri için saptanan gösterge rakamına karşılık olan aylıktır (D M K Madde 149). Her derecenin karşısındaki ilk rakam veya gösterge, o derecenin ilk kademe aylığını, son rakam da, o derecenin en yüksek kademe aylığını gösterir (D M K Madde 151). Gösterge tablosunda her derecenin karşısında çeşitli rakamlar vardır. Bu rakamlar aşağıdan yukarıya doğru yükselen bir seyir izlemektedir. Bunların her biri memurun bulunduğu derece ve kademenin göstergesidir. DMK’nin 43. maddesinde göstergeler ve ek göstergeler yer almıştır. Gösterge tablosunda yer alan gösterge rakamlarının maaş tutarlarına çevrilmesi için bunlar Genel Bütçe Kanunu ile saptanan tek katsayı ile çarpılır. Bu katsayı 1328 sayılı kanun ile 1970 bütçe yılı için 7 olarak kabul edilmişti. 1979 yılında katsayı 16 ya çıkarıldı. Daha sonra 1984’te 41’e, Ocak 1985’te 4f’ya, temmuzda 49’a, Ocak 1986’da da 56’ya çıkarılmıştır. Memurun bulunduğu derece ve kademeye karşılık olan gösterge rakamının katsayı ile çarpılmasından memura ödenecek brüt maaş bulunacaktır. (DMK Madde 154). Katsayı saptamasındaki kıstaslar da, DMK’nin yine 154. maddesinde şöyle belirtilmiştir.

  • 1- Memleketin ekonomik gelişmesi,
  • 2- Genel geçim şartları,
  • 3- Devletin mali imkânları.

Memur maaşlarının her ayın başında peşin olarak ödenmesi kabul edilmiştir (D.M.K. Madde 164). Aynı maddede, emekliye ayrılma veya ölüm halinde o aya ait peşin ödenen maaşın geri alınamayacağı da hükme bağlanmıştır. Emekli maaşı ise, emekliliğe kadar geçen hizmet süresi ve son alınan maaşla ilgilidir. Çalışma süresinin uzun ve alınan aylık derecesinin yüksek olması emekli aylığının da yüksek olmasını gerektirir. Birçok ülkelerde olduğu gibi, bizde de emekli aylığından yararlanmak için yaş veya hizmet süresini doldurmak veya malul olmak gerekmektedir.
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı