Kitap Özetleri

Matmazel Noraliya'nın Koltuğu Özeti

Matmazel Noraliya’nın Koltuğu Özeti. Matmazel Noraliya’nın Koltuğu kitabı içeriği, konusu, ana düşüncesi, kısaca özeti. Matmazel Noraliya’nın Koltuğu hakkında bilgi

Peyami Safa’nın romanı (1949) Ferit’in yeni taşındığı pansiyonda bir hafta içinde karşılaştığı olaylar, onu çileden çıkaracak kadar çapraşıktır. Sokakta, kara bir köpeğin bacaklarına sürünüp kendisini takip ettiği vehmiyle rahatsız olan Ferit, pansiyonda, gece çıplak hayaletlerle karşılaşır; uykuda boğazının sıkıldığını duyarak haykırır; oda komşusu olan kızın önceden haber verdiği olayların dehşetiyle ürperir. Pansiyonun odalarına yerleşmiş bulunan kiracıların hemen hepsi, ona bu vehmi telkin eden birer psikopat, birer ruh ve akıl hastasıdır. Yalnız lise öğretmeni Yahya Aziz bunların arasında bir istisna teşkil eder. Kuvvetli kültürü ve dengeli mantığı ile Ferit’in sinirleri üzerinde yatıştırıcı bir rol oynar. Pansiyon dışında temas ettiği kimseler de, hasta kız kardeşi, aşkta cinsî duyguların üstünde ruhî yükselişler arayan sevgilisi ve sevgilisinin arkadaşı ile, biri milliyetçi öteki komünist iki arkadaşıdır. Bunlar da, çağımızın yetiştirdiği, içgüdülerine düşkün tiplerdir; Ferit’in tereddütlerini arttırırlar. Ferit’in bir de ihtiyar ve zengin teyzesi vardır; Ferit’le kız kardeşinden en küçük bir yardımı bile esirgeyecek kadar hasistir. Ferit’in başka bir oda komşusu, kan dökmekten zevk alan Bursa Canavarı, Ferit’le kız kardeşinin haline acır ve haksızlığı giderip sosyal adaleti yerine getirmek için, ihtiyar teyzeyi öldürerek aşırdığı parayı Ferit’e teslim eder. Romanın birinci kısmı “burada biter, ikinci kısımda Ferit, zahmetsizce ele geçirdiği bu para ile Büyükada’da Matmazel Noraliya’nın evine taşınır. Matmazel Noraliya, aslında babası Türk, anası İtalyan olan Nuriye Hanım’dır. Bir kazasker soyundan olan babaannesiyle, mutaassıp bir Katolik olan annesinin birbirine karşıt etkisi altında, fikir buhranları geçirerek büyür. Fakat büyükannesinin telkin ettiği Müslümanlık üstün gelmiştir. Annesinin tertibiyle sürüklendiği aşk macerasının öldürücü buhranlarını hep bu kuvvetle atlatmıştır. Fakat kapandığı bu köşkte, bir velî tevekkülü ve bir münzevi sükûnu içinde, kendisini otuz iki yıl yapayalnız yaşamaya mahkûm etmiş, nihayet dünyaya ait her türlü ilgiden kendini kurtararak, ermiş insanların duyabileceği kalp rahatlığı içinde ölmüştür. Ferit, iki günden beri taşındığı bu köşkte, hizmetçiden dinlediği hikâyelerin etkisi altında, gündüz Noraliya’nın duvarda asılı resminde her an kımıldanır gibi duran iri, canlı gözlerini ürpermeler içinde seyrederek, evin bütün eşyasına sinen ağır ve esrarlı havasında onun mistik ruhunun izlerini sezerek buhranlar geçirir. Geceleri de rüya mı, vehim mi olduğuna hükmedilemeyen olayların dehşeti içinde, hayret, merak ve korkunun birinden ötekine geçerek bunalır. Nihayet, Yahya Aziz’le birlikte Matmazel Noraliya’nın hâtıra defterini okur. Sonra bir inanma ve bağlanma ihtiyacı içinde, kararsız hüviyetinin birdenbire değiştiğini görür, mâneviyetinde bir ışığın yandığını duyar ve bir nevi hidayete kavuşur.
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı