Kültür

Mesir Macunu Nasıl Yapılır

Mesir Macunu Nasıl Yapılır, Nerelerde Hazırlanır, Kim Hazırlar, Mesir Macunu Nasıl Dağıtılır.

Eskiden mesir macunu darüşşifa başhekimi nezaretinde hazırlanırdı. Sultan Külliyesi Mütevellisi daha önceden temin ettiği 41 çeşit baharat ve malzemeyi darüşşifaya getirtirdi. Buradaki eczacılar da ölçülerine göre karıştırır ve dibeklerde döğerdi. Daha sonraları darüşşifada bulunan akıl hastalarına baharatlar döğdürülmeğe başladı. Halk da onların tokmaklarının döğdüğü baharatla elde edilen macunun daha şifalı olduğuna inanırdı.
Daruşşifada döğülen baharat imarethaneye gönderilirdi. Buradaki büyük kazanlarda kaynatılıp macun haline gelince de tekrar darüşşifaya yollanırdı. Burada bir odaya konan macunu, dağıtım yapılabilecek şekle hazırlamak için gönüllü Manisalılar çağırılırdı. Yapılacak bu işin sevap olduğuna inanıldığından bir çok genç erkek gelirdi. Bunlar macunun bulunduğu odaya alınınca da dağıtılacak şekilde onu hazırlarlardı. Buradaki çalışmaları esnasında diledikleri kadar macun yemelerine müsaade edilirdi. Ancak fazla yememeleri dolayısıyla israf olmaması için odaya su konmazdı.
Darüşşifa Vakıfnamesine göre önce hastalara, artanının da yoksullara dağıtılması şarttı. Fakat daha sonraları bazı nüfuzlu kimseler hakkımızdır diyerek aşırı talepte bulunup zorladılar, kaideyi bozdular. Hastalara bile macun yetmemeğe başladı. Bunun üzerine vakıf mütevellisi mahkemeye şikayet etti. Padişahın emri ile dağıtım tekrar düzene girdi.
Mesir Macununun şöhreti arttıkça civardan gelenler de çoğaldı. İsteklilerin çokluğu sebebiyle dağıtım da güçleşti ve dedikodular, şikayetler ortaya çıktı. Bunun üzerine bugünkü dağıtım şekli doğdu: Kağıtlara sarılan macun cami ve imaretin kubbelerinden onu kapmak için gelen binlerce kişinin üzerine saçıldı. Macunu kapamayanların kapanlardan çok yüksek fiyatla aldığı; bir merkep fiyatına bir macunun satıldığı ve bu macunun diğer şehirlerdeki akraba ve dostlara çok değerli bir hediye olarak gönderildiği bilinmektedir.
Yine eskiden Manisa’ya, İzmir’den özel tarifeli, yeşil dallarla ve bayraklarla süslü mesir trenleri ile gelenler dönüşlerinde Karşıyaka’da, mesire gidemeyenlerce davul-zurna çalınarak, zeybekler oynayarak karşılanırdı. Bu defa trenlerden onlara mesir saçılırdı. Mesir dönüşü, ta gece yanlarına kadar kutlanırdı.
1846 tarihli Aydın Vilayet Salnamesi’nin, « …Mesir’de Manisa’ya hariçten hemen kırk bin nüfus ahali gelir ve Manisa’nın seksen bin naferden ibaret halkıyla birleşerek yüzyirmibin kişilik büyük bir cemiyet kurulur… » dediği ve Yakup Kadri’nin Aman Allahım, acaba. Mahşer buradan da mı izdihamlı olacak!» sözleriyle belirttiği o coşkulu toplulukça kutlanan Mesir Bayramı 1925 yılında vali Müştak Bey tarafından «saltanat bakiyesidir» gerekçesi ile yasaklandı. Uzun aradan sonra tekrar 1952’de Hükümetin müsaadesi ile kutlanmaya başlandı.
Günümüzde bu gelenek, Nevruz gününü de içine almak kaydıyla dört gün süren bir programla kutlanır. İldeki Mesir Tertip Komitesi’nce hazırlanan bu programda Mesir Macunu saçılış töreni yanında çeşitli sosyal ve kültürel faliyetler ile eğlenceler de yer alır.
Mesirden bir hafta önce evlerde hazırlıklar başlar. Dışarıdan gelecek misafirler için yatacak yerler düzenlenir, temizlik yapılır, giyilecekler ütülenir. Bir iki gün önceden de o gün telaşı olmaması için yemekler, börekler, çörekler, tatlılar pişirilir.
Gelen misafirlerle birlikte yaşlı genç, çoluk çocuk Sultan Camii’nin etrafını doldurmağa başlar. Kalabalıktan çekinenler ise dağdan seyretmek için oraya yerleşir. Öyle ki aşağıdan bakıldığında yemyeşil dağ ve rengarenk elbiselerle bağrına yaslananlar, empirme bir ipekliyi andırır.
Öğle vakti gelmeden önce koca meydan iğne atsan yere düşmez,. şekildedir. Öğle namazından çıkıldıktan sonra günün anlam ve önemini belirten kısa konuşmalar yapılır ve temsili Merkez Efendi ile müritleri cami ve imarethanenin kubbelerinden kağıtlara sarılmış macunları avuç avuç saçmağa başlar. O anda meydanı dolduran on binlerce kol ve açılan avuç yukarı uzanır. Gelen macunların yönüne göre de dalgalanıp durur. Kapanlar gururla macunlarını etrafındakilere gösterip birazını ikram ederken, kapamayanlar da Turizm Derneği’nin hazırladığı ve satıcılardan okunmuş mesir, dualı mesir diye sattıklarından alıp evlerine dönerler.
Bundan sonra halkın bir kısmı kurulan sergilere, Lunaparka giderken bir kısmı da Sultan Nevruzu kutlamak için misafirleri ile birlikte piknik yerlerine doğru yola çıkarlar. Yenilip içilen, oynanılan eğlenilen bugünde “gün hamuru” (güneşte mayalanmış mısır ekmeği) ile boyalı yumurta yenmesi adettir. Yanında peynir, zeytin, sarma, börek, çörek, tatlılar de, bulunur.
Manisa Folkloru, Hüseyin AKGÜL

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı