Kitap Özetleri

Muhadarat Kitabı (Romanı) Özeti

 Fatma Aliye Hanım’ın Muhadarat kitabı hakkında bilgi. Muhadarat kitabı içeriği, konusu, ana düşüncesi. Muhadarat kitabı romanı özeti.

MUHADARAT • Fatma Aliye Hanım’ın romanı (1892) Geçen yüzyıl sonlarındaki bir İstanbul konağını anlatan romanda zengin fakat çok yumuşak başlı Sâi Efendi’nin ikinci karısı Calibe, annesi ölmüş üvey kızı Fâzılâ’nın genç kızı öksüzlüğünden beri koruyan komşuları Münevver Hanım’ın, Avrupa’da okumuş oğlu Mukaddem’le evlenmesine engel olur: Calibe’nin düzenlediği bir iftiraya inanan Sâi Efendi, kızının nişanını bozmuştur. Sâi Efendi’yle sırf parası için evlenmiş olan kendi güzel, kalbi kötü Calibe, konakta yatıp kalkan amcazadesi, Tıbbiye talebesi Süha’yı gözüne kestirmişse de Süha, ondan kurtulmaya çalışır. Calibe, kocasını kandırır, Süha’nın âşık olduğunu sandığı Fâzıla’yı, varlıklı fakat içyüzlerini bilmedikleri bir ailenin oğluna nikahlatarak, konaktan uzaklaştırır. İnce ruhlu, iyi eğitim görmüş Fâzıla, kaba ve ahlâksız çıkan kocasına ancak üç sene katlanabilir; bıraktığı mektupta intihar etmeye gittiğini bildirerek kayıplara karışır. Eski nişanlısı Mukaddem, Fazıla’nın üzüntüsüyle verem olur; özel doktoru tedavi için onu Avrupa’ya, kışın da Beyrut’a götürür. Mukaddem, Beyrut’ta Fâzıla ile karşılaşır. Genç kız evden kaçtıktan sonra intihar etmemiş, sığındığı barakada hastalanmış, günlerce kendini bilmeden yatmış, iyileşince de evdeki yaşlı kan koca tarafından cariye olarak Mısır’a satılmıştır. Şimdi Peyman adıyla, Beyrut’ta iyi bir ailenin kızlarına dadılık yapmakta ve sırrını kimseler bilmemektedir. Fâzıla, konağın büyük kızı Enise’nin Mukaddem’e âşık olduğunu anlayınca, kendisi hâlâ kaçtığı kocasının nikâhında olduğu ve o adamdan korktuğu için Mukaddem’le asla evlenemeyeceğini düşünerek, Mukaddem’le Enise’nin evlenmesini sağlar. Sırdaşı Mukaddem tamamen iyileşmiş, Enise ile evleneli üç ay olmuştur. Yaz ortalarında Mukaddem, karısı Enise ve doktoru ile İstanbul’a annesini görmeye gider; Peyman (yani Fâzıla) Beyrut’ta kalmıştır. Konağın oğlu, Avrupa’da okumuş Şebip de Fâzıla’yı sevmekte, onunla evlenmek istemektedir; Fâzıla’nın ret cevaplan üzerine kendisini öldürmeye kalkışırsa da Fâzıla önler bunu ve beklemesini rica eder. Beyrut’a dönen Mukaddem, Fâzıla’ya babasıyla şimdi yüzbaşı olmuş kardeşi Şefik’ten haberler getirmiştir. Bir gün, bir İstanbul gazetesinden, Fâzıla’nın kocasının, yeni karısıyla yakaladığı bir adamın kurşunundan öldüğünü, daha sonra da Sâi Efendi’nin ağır hasta olduğunu öğrenmeleri üzerine, Mukaddem’le Fâzıla konağa duyurmadan İstanbul’a hareket ederler. Olup bitenlere bir anlam veremeyen Şebip de bu kaçışı bir ihanete yorarak İstanbul’a gelir. Sâi Efendi, ahlaksızlıklarını neden sonra anladığı Calibe’yi kovmuştur, hastadır, fakat iyileşir. Durum aydınlanır. Fâzıla, Şebip’le, kardeşi yüzbaşı Şefik de İstanbul’a gelen ve pek beğendiği, Enise’nin kardeşiyle evlenir. Şimdi hepsi bir arada mutludurlar. (Arapça Muhâdarât, akılda kalan hikâyeler, faydalı bilgiler demektir)
 
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı