Kültür

Müziğin Ortaya, Çıkışı Gelişimi

Müzik duyguların en kısa yoldan anlatımıdır. Leo Tolstoy (1828-1910)
Müzikal Nota İşaretleri
İlk müzik notalarıyla yapılmış beste Suriye’ye ait bir ilahi olup, çivi yazısından esinlenerek 3400 ile 4000 yılları arasında yazılmıştır (Haberleşme ve iletişim bölümünde mevcuttur}
Antik Yunan döneminde ilk müzik notaları sembollerle gösterilmiş olup bunları enstrümantal ve vokal müzik sistemi olmak üzere iki farklı tipte işaretlerle göstermişlerdir. M.S 470¬525 yılları arasında yaşamış olan Boethius, müzik notası olarak seçilmiş 15 farklı sembolün nasıl uygulanacağını yazdığı beş kitapta teorik olarak anlatmıştır.
Ortodoks müziği ilkin M.S. 540-604 yıllan arasında yaşamış Papa 1. Gregory’nin M.S. 590-604 yılları arasında hüküm sürdüğü dönemde ilahiler şeklinde görülmüştür. Dini ilahilerde Yunanlıların sistemini uygulayarak, Yunan dilindeki sembollerden oluşturdukları notaları kullanmışlar, daha sonra modern müzikte ise farklı semboller tercih etmişlerdir.
İlk beste 1581 yılında, Galileo’nun babası Vincenzo Galilei tarafından yapılmış olup, lavtayla gerçekleştirilmiştir,.besteci aynı zamanda şarkının sözlerini de yazıp, seslendirmiştir.Günümüzde kullandığımız nota sistemi ilkin on birinci yüzyılda keşfedilmiştir. 991-1033 yılları arasında yaşamış olan Guido d’Arrezzo, Latin dilinde yazılmış ilahilerdeki sözleri heceleyerek ut, re, mi, fa, sol, la gibi semboller ortaya çıkartmış, böylece bugün kullandığımız sekiz notadan oluşan oktavın mucidi olmuştur. Bu notaların her birinin anlamı en açık şekilde The Sound öf Music (Neşeli Günler} müzikalinde anlatılmaktadır. Filmde notalar Doh, ray, me, fah, soh, tah, te, doh şeklinde ifade edilerek, çocuklara solfej öğretilmektedir.
Arap Müziği
M.S. 622 yılından önce Arap müziğinin nasıl olduğu bilinmemektedir, ancak 661-750 yılları arasında  Hazreti Muhammed döneminde, İslam halifelerinin hareketli, inişli çıkışlı tonlarda oldukça ritimsel ilahiler dinlediği bilinmektedir.
Çin Müziği
Çin Müziği ilkin M.Ö. 1100 yılından itibaren ortaya çıkmıştır. Bugün başlı başına bir kültürü ve Çin Medeniyetini temsil eden çok tipik bir müzik olup, müzikal tiyatrolarda örnek tema teşkil etmektedir. M.Ö. 221-207 yılları arasında hüküm süren Qin Hanedanlığı döneminde kraliyete bağlı ilk müzik okulu kurulmuştur.
Müzik Aletleri
Bilinen en eski müzik aleti flüttür, ilk flüt Neanderthal Adam tarafından çalınmış olup, üzerindeki deliklerin her birinin yarım tonu işaret ettiği keşfedilerek, çok sayıda eser ortaya çıkarılmıştır. Bu doğrultuda flütün 43.000 ile 82.000 yıllık bir tarihi söz konusudur. Daha ziyade Mısırlılar, Etrüksler ve antik çağda Yunanlılar tarafından kullanılmış olup, bazen burunlarıyla da çaldıkları bilinmektedir.
İlk bateri, M.Ö. 6000 yılında bugünkü Çek Cumhuriyetinin doğusundaki bölge olan Moravya’da kullanılmış olup, üç adet tenekenin üzerine balık zarı ve yılan gibi sürüngen hayvanların derilerinin gerilmesiyle elde edilmiştir.
İlk Çin .müzik aleti, M.Ö. 5000 yılında kullanılmış olup, okarina adı verilen yumurta şeklinde kilden yapılmış nefesli bir çalgıdır.
İlk çoban kavalı M.Ö. 2500 yılında Yunan adalarında Cyclades’te keşfedilmiştir.
İlk telli çalgı lir olup, M.Ö. 2000 yılında antik Yunanda Mezopotamya’da kullanılmıştır. Ünlü Yunanlı tarihçi Homer, kitabında onu mitolojik kahraman Achilles’in çaldığını anlatmaktadır. Modern çağlarda bestelenen halk şarkılarında ana enstrüman olarak kullanılan lire gitarın eşlik ettiği görülmektedir. Mitolojiye göre, çok iyi bir kemancı olan imparator Nero, Roma’yı yaktığı sırada onun yanışını keman çalarak izlemiştir. Ama o devirde daha keman icat edilmediği için, lir çaldığı tahmin edilmektedir. Çünkü lir dışında bütün telli çalgılar orta çağda keşfedilmiştir.
İlk akordeon, M.Ö. 246 yılında keşfedilmiş olup, M.Ö. 285-222 yılları arasında yaşamış olan İskenderiyeli Ctesibius tarafından çalınmıştır. Üzerindeki körük, önceleri su kuvvetiyle açılan bir boru olarak kullanılırken, suyun tazyikiyle farklı sesler çıkarması karşısında, onu bir müzik aletine dönüştürmeye karar veren mucit, böylece M.Ö. 228 yılında ilk akordeonu keşfetmiştir. Bu ilk akordeon, Budapeşte yakınlarında yanan bir evden kurtarılmış, ancak diğer bölümleri sağlam olarak ele geçirilmesine rağmen, körüğü yanmıştır. Ctesibius, daha önce su borusu olarak kullanılan körüğün, iki yanına eklediği klavyedeki tuşlara basarak borudan giren havayla çeşitli sesler çıkarmayı başarmıştır. Ctesibius hava basıncı yöntemiyle aynı zamanda bin yıllık bir geçmişe sahip su saati ve müzik klavyesinin de mucididir.
İlk piyano, 1 655-1732 yılları arasında yaşamış İtalyan Bartolomeo Cristofori tarafından icat edilmiştir.
İlk keman, on altıncı yüzyılın ilk yarısında 1511-1 580 yılları arasında yaşamış İtalyan virtüöz Andrea Amati tarafından keşfedilmiş olup, böylece kendisinden özel toplantılarda çalması için telli bir müzik aleti icat etmesini isteyen Medici Hanedanının talebini gerçekleştirmiştir. Ona icat ettiği aletin aynı zamanda sokak müzisyenleri tarafından da kullanılmasını talep eden Medici ailesinin isteğini başarıyla gerçekleştiren Amati, böylece kemanın mucidi olmuştur. Giderek tüm aile bireylerinin kullanmasıyla adı Amati ailesiyle birlikte anılan bu ilk kemanlardan ancak birkaçı 1564 yılından günümüze dek korunabilmiştir.
İlk saksofon, 1814-94 yılları arasında yaşamış Belçikalı bir müzik aleti yapımcısı olan Adolphe Sax tarafından, 1846 yılında keşfedilmiştir.
İlk elektrikli müzik aleti, adı aynı zamanda Dynamofon olan Telharmonyum olup, 1867-1934 yılları arasında Amerika Birleşik Devletlerinde yaşamış avukat Thaddeus Cahil tarafından 1897 yılında icat edilmiştir. Telharmonyum, yaklaşık iki yüzün üzerinde farklı ses çıkartan bir alet olup, ilkin Cahil tarafından 1906 yılında Massachuset eyaleti yakınlarındaki Holyoke’ta halkın huzurunda kullanılmıştır. Cahil, daha sonra bunu baz alarak aletin çeşitli versiyonlarını da üretmiştir. Böylece elektronik olmayan ilk elektrikli müzik aleti ortaya çıkmıştır.
Performans Şarkıcılar
İlk şarkıcılar, mitolojik çağ insanları olup, tanrılar onuruna tertip ettikleri ayinlerde kendilerince uydurdukları ritimsel bir müzik eşliğinde garip sesler çıkartarak bir tür ilahi söylemişlerdir.
Orkestralar
ilk orkestra performansı on yedinci yüzyılda gerçekleştirilmiştir. O zamana dek küçük gruplar halinde bir araya gelen insanlar, önlerinde nota olmaksızın, kullandıkları ilkel ajetlerle doğaçlama olarak birtakım sesler çıkartıp, kendilerince oluşturdukları bir müziği birlikte icra etmişlerdir. Daha sonra giderek bu kişilerin sayısı artmış ve nota sisteminin de ilave olmasıyla bugünkü orkestraların temeli atılmıştır.
İlk büyük orkestra performansı, 1555-1 612 yılları arasında yaşamış Giovanni Gabrieli’nin 1597 yılında icra ettiği Sacrae Symphoniae (İlahi Senfoni) adlı bestesinin 1615 yılında orkestra eşliğinde halka sunulmasıyla gerçekleştirilmiştir. Bugünkü çok sesli orkestra anlayışıyla ilk büyük orkestra performansı ise, on sekizinci yüzyılda olmuştur.
İlk kurulan orkestralar:
Orkestra adı
Mannheim, Leipzig Oda Orkestrası, Londra Filarmoni Paris Konservatuarı, Viyana Filarmoni, New York Filarmoni, St Louis Filarmoni, Boston Filarmoni Berlin Filarmoni,  Şikago Filarmoni
Orkestra Şefleri
İlk orkestra şeflerine orta çağda cheironomy denilmekte olup elleriyle melodinin ritmini tutmaktaydılar. İlk ünlü orkestra şefi; on sekizinci yüzyılda yaşamış Mann¬heim Orkestrası şefi Johann Stamitz’dir.
İlk baget kullanmaya başlayan orkestra şefleri on doku¬zuncu yüzyılda görülmüştür. Aynı zamanda notaları önlerindeki sehpaya koyup oradan takip ederlerken, ellerindeki bagetle orkestraya yön vermişlerdir. Ancak o zamana dek, orkestraya liderlik ederlerken, elemanlara yön vermek için farklı bir görevlerinin olması gerektiğini düşünen orkestra şefleri, ayaklarını yere vurup zıplayarak öncülük etmişlerdir. 1632-87 yılları arasında yaşamış, Jean Baptise Lully, Paris Opera Orkestrasında görev aldığı 1687 yılında bunu ilk gerçekleştirenlerden biri olup, tarih kayıtlarına göre, bu yüzden ayağında çıkan ağır yaraların kangren olması sonucu ölmüştür.
Kaynak: İlklerin Kitabı

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı