Nasreddin Hoca

Nasreddin Hocanın Hayatı, Yaşadığı Çağ, Adı Ve Kişiliği

Nasreddin Hocanın Hayatı, Hangi Çağda Yaşadığı ve Nasreddin Hocanın Adı ve Kişiliği Üzerine Bilgiler
Nasreddin Hoca’nın XIV. yüzyıl sonunda ve XV. yüzyıl başında, Timur’la çağdaş olarak yaşadığı rivayeti yanlıştır ve bu yanlış XVII. yüzyılda on ciltlik seyahatnamesini yazan Evliya Çelebi’nin yanılgısından doğmaktadır. Evliya Çelebi, Hoca’nın hamamda Timur’un futasına paha biçme hikâyesini, hiç eleştirmeden kitabına almış, bu yüzden Hoca’yı Timur’la çağdaş tutan yanlış inanç, yaşadığımız XX. yüzyıl başına kadar sürüp gelmiştir. Oysa bu tezin yanlışlığını tespit eden belgelerimiz vardır :

  • 1) Hoca’nın Selçuk Sultanı Alâeddin’le beraber yaşadığını belirten hikâyeler,
  • 2) Timur’un 1402’de Ankara’ya gelişinden 9 yıl önce, 1393’te Hoca’nın türbesini ziyaret eden Yıldırım Beyazıt’ın sipahi erlerinden Mehmet’in türbe sütunundaki yazısı,
  • 3) Hoca’nın 1208 ile 1284 yılları arasında yaşadığını, yani Timur’la çağdaş olamayacağını belirten, Fransız Büyük Ansiklopedindeki bilgi.
  • Nasrettin Hoca’nın hayatına ait bilgimiz sınırlıdır:

Nasreddin Hocanın Hayatının Özeti

Nasreddin Hoca, 1208’de doğmuş, 1284 yılında, 76 yaşında ölmüştür. Doğum yeri Eskişehir’de Sivrihisar ilçesinin Hortu köyüdür. Bugünkü Hortu köylüleri arasında Nasrettin Hoca soyundan geldiklerini söyleyenler vardır. Babası Hortu köyünün imamı idi. Babası ölünce, geleneğe uyarak köy imamı olmak istemedi, bu görevi babasının çömezlerinden Molla Mehmet’e bağışladı ve Akşehir’e gitti. Konya’da medrese öğrenimini gördüğü rivayeti vardır. Doğru ‘ sözlü,’ düşüncelerini açıkça söyleyen, gülmece yaratmaya elverişli yaratılışı ile çevresinde sevgi’ ve saygı sağladı. Ziyaret edilen bir türbe halindeki mezarı Akşehir’dedir… Görevle Arabistan’a gönderildiğini belirten hikâyeleri vardır. Özel hayatını konu edinen hikâyelerine göre bilgin, zeki bir insandır. Gençliğinde köylerde hocalık, sonra’ kadılık’ ve bir ara müderrislik etmiştir. ‘Zengin, refahlı bir hayata erişememiştir. Odununu dağdan kendi keser,, buğdayını değirmene kendisi ‘ götürürdü, bütün hayatında geçim sıkıntısı çekmiştir, Evlidir, iki katlı bir evi huysuz bir karısı, bir oğlu, bir kızı, bir de İmad adlı mollası vardı.

Nasreddin Hocanın Adı;

Hoca’nın adı sorununa gelince, Nasreddin kelimesi, Batı dillerindeki kimi özel adlar gibi, anlamsız bir ad değildir. Arapça yardım, zafer anlamındaki Nasr kelimesinin el harfi tarifi ile din kelimesine bağlanmasından doğmuştur. Tanrı’nın dine yardımı, dinin zaferi anlamındadır. Hoca ise Farsça Hâce kelimesinin Türkçeleşmiş hâlidir ve dilimizde bey, öğretmen, bilge bilgin demektir. Selçuk sultanlarının Alâeddin, Rükneddin, Gıyaseddin gibi adlar almalarının, Hoca’nın adını etkilediğini söyleyenler varsa da bu konu tartışmalıdır. Ben Anadolu’muzda ona Nasrettin Hoca, Hoca Nasratı, ya da sadece Hoca, dendiğini belirtmekle yetiniyorum. Azeri Türkleri Hoca’ya Molla Nasrettin, Çin Türkistan’ındaki Türkler Nusrdin avanti (efendi) diyorlar.

Nasreddin Hocanın Kişiliği

Hikâyelerinde beliren kişiliğine göre Hoca, hayatının yoksulluklarını güler yüzle karşılayan, insanların bencil yönlerini taşlarken merhametsiz, toplumun değersiz inançlarını maskaraya alan bir insandır. Komiğinin öğelerini yabancı kaynaklardan değil, günlük hayatının olaylarından almaktadır. Vücut yapısına gelince, yazma, taş basması ve basma kitaplardaki resimlerine göre, Nasreddin Hoca ne ufak tefek, ne iri yarıdır, nur yüzlü, neşeli bir ihtiyardır, eşeği ile öküzü hayatına karışan iki varlıktır. Başarılarında, güç durumlarını çözmekte fizik kuvvetini değil, Dedekorkut: Korkut Ata gibi olgun yaşının zekâ ve tecrübelerini kullanır. Resimlerinde kıyafeti, büyükçe kavuklu, kürk ya da cüppe giyinmiş olarak çizilmektedir. Güler yüzlü, güzel bir renkli minyatürü, Topkapı Sarayı hazine kitaplığındadır.
Ayrıca belirtmeliyim ki, yazma, taş basması ve basılı kitaplarda Hoca’nın adı her zaman Nasrettin Hoca olarak geçtiği gibi, hicri 881 (1476) yılındaki vakfiyede de açıkça vakf-ı Mevlana Nasreddin kaydı görüldüğünden, bu adı Nasırüddin ya da Nusratüddin biçiminde değiştirmek girişimi, boşuna bir çaba ve anlamsız bir davranıştır.
Şimdiye kadar kişiliğini incelediğimiz Nasrettin Hoca Sivrihisar’da doğup 76 yaşında Akşehir’de öldüğünü bildiğimiz Nasrettin Hoca idi. Bu sebeple Türk halk hayatının bütünü içindeki ölümsüz Nasrettin Hoca üzerinde duramadık. Oysa Türk halk hayatının bütünü içindeki bu ölümsüz Nasrettin Hoca, folklor yöntemi ile incelenmesi gereken, folklorcunun konusu olan Nasrettin Hoca’dır. Türk halkının böyle bir Nasrettin Hoca tipi yaratarak onu yedi yüzyıl boyunca sevip yaşatması olayı, tek insan olarak 76 yaşında ölen Hoca’nın sınırlı ve kısa hayatından daha önemlidir. Bu noktadan hareketle diyeceğim ki, şimdiki hayatımızın bile şen ya da yaslı bütün sahnelerini yansıtan birer Nasrettin Hoca olayı, mutlaka vardır. Bunun anlamı da Hoca’nın somut olarak ‘Dünkü, bugünkü ve yarınki Türk Halkı’ haline geldiğidir». Bu gerçeği anlamak, bizi, onun Timur’la mı, Timur’dan önce ya da sonraki tarihi kişiliklerle mi yaşadığı konusundaki kendimizin, karşımızdakilerin cevaplanması güç sorularından. kurtaracak, bize altmış -yetmiş yaşında fani bir insan yerine, Türk halkı gibi ölümsüz bir Nasrettin Hoca bağışlayacaktır.
Son olarak şunu belirtmeliyim : Nasreddin Hoca’nın kişiliğini hiç anlamayanlar, ona nüktedan, nükteci diyenlerdir, çünkü Batı dillerinde Esprit kelimesi ile karşılanan nükte, hiçbir sosyal, ciddi konuya ilişmeyen, söz oyunu biçimindeki değersiz bir güldürme aracıdır, oysa Nasreddin Hoca mizahı, Türk halkının yüzyıllar boyunca derdine’ ortak olmuş, cemiyet sorunlarına dayalı, değerli ve yapıcı bir gülmecedir.
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı