HalkbilimiGelenekler

Nişan Adetleri Nelerdir? Söz Kesme Nasıl Yapılır?

Bugün birçoğu unutulsa da ya da hayatımızda eskisi kadar yeri olmasa da Nişanlarımız birçok güzelliği barındırıyordu. Nişanlarda ve Söz kesmeler de hangi adetlerimiz vardı? Ülkemizin farklı illerinden derlenmiş nişan adetleri

Nişanda başlık parası kararlaştırılır. Bu aslında her zaman para olarak düşünülmez. Bazen canlı hayvan, bazen da tarla veya başka bir şey olabilir İki ailenin yeni evli çift için neler yapacaklar ve verecekleri kararlaştırıldıktan sonra bir tutanak hazırlanıp imzalanır. İleride aile içinde bir anlaşmazlık çıkarsa bu tutanağa göre anlaşmazlıklar çözülür ve tatlıya bağlanır.

Tamamen ayrılmalarda da bu tutanağa göre eşya ve ailenin varlığı pay edilir.

Türkiye’deki Bazı Nişan Adetleri

Nişanda genellikle oğlan tarafının hediyeleri kıza elbise, terlik, ayakkabı ve çeşitli takılar, babasına ve kardeşine gömlek, çorap, mendil ile yakın akrabalara birer elbiselik kumaştır. Kız tarafı da oğlan tarafına bu gelen hediyelere karşılık bazı hediyeler gönderir. Aileler arasındaki nişan töreni şerbetler içilerek sona erer. Nişanlı kız, kaynanası ‘ayak açmaya’ gelmeden önce evden dışar çıkmaz ve hiç kimseye görünmez. Nişandan bir süre sonra oğlan evi çeşitli hediyelerle ayak açmaya kız evine gider. Bu arada da düğün günü iki ailenin onayı ile kararlaştırılır. “(N. Gözaydın Arşivi, Dikmen-Ankara )

Nişandan bir hafta önce oğlan evi kız evinin istediklerini sorar. Kız evinin istediklerini alınması mecburiyeti vardır. Ancak bazı küçük anlaşmazlıklarn da iki tarafça tatlıya bağlandığı ve anlaşmanın yapıldığı da görülmektedir.

Kız evi daha çok altın takılmasını ister. Oğlan evi ise bu takılar çok bulup bir kısmının çıkarılmasını talep eder.

Nişan günü bütün komşular ve yakın akrabalar çağrılıp oğlan evinden gelen eşya ile hediyeler gösterilir. Gelen konuklara şeker veya lokum tutulur, başka bir şey ikram edilmez. Alınan takılar geline takılır, ancak sadece yüzük takılmaz. Nişan yüzüğü sözde takılmış olur. Nişanda sadece kadınlar bulunur, erkekler çağrılmaz. Bazen iyi dua etmesini bilen bir kadının dua ettiği de gözlenmistir. Böylece nişan töreni sona ermiş sayılır.(N. Gözaydın Arşivi, Bayram köyü-Ayaş/Ankara)

Kız istendikten ve evlenme işi kararlaştırıldıktan sonra kıza nişan konmuş sayılır. Bundan sonra kıza hediyelerin verilmesine sıra gelmiştir Nişanda kıza iç çamaşırı, terlik, ayakkabı, elbiselik, makyaj takımı, çorap vb. getirilir. Böylece baştan aşağı giydirilmesi tamamlanmış olur. Takılardan ise yüzük, küpe, bilezik, lira, zincir ve saat takılır. Kızın ilk çocuğunun erkek olmasını belirtmek için de kıza giden hediye bohçasının içine bir kama  konur Bekâr kızlar da kısmetlerinin açılması için gelinin terliklerini giyerler.

Damat görmeye de nişandan on-beş gün veya bir ay sonra gidilir. Kız tarafı bu gidişlerinde oğlan tarafına baklava, iç çamaşırı, traş takımı, havlu, terlik, elbise için takımlık kumaş koyarlar. Yüzük ve saat ayrıca bu hediyelere eklenir. Bu köyde başlık parası yoktur.

Nişandan cayma, ara sıra olmaktadır. Kız nişandan cayarsa hediyeleri ve takılan geri verir ve nişandan caydığını bu şekilde belli eder. Oğlan nişandan cayarsa, yüzüğünü birisi ile kıza gönderir ve durumu böylece açıklamış olur Ancak kıza takılan takılar ile verilen hediyeler geri alınmaz. Nişandan cayma iyi karşılanmadığı için iki aile de birbirine küser, dargınlıklar ve kırgınlıklar su yüzüne çıkar. Nişanlılar da birbirlerini görmemeye çalışırlar

 (N. Gözaydın Arşivi, Döngeller Akçakoca/Bolu).

Uygun bir zaman kararlaştırılır nişan günü kararlaştırılır. Nişan kız evinde yapılır. Her iki tarafın yakınları bulunur. Oğlan ve kız tarafı kendilerine göre birer bohça hazırlarlar. Oğlan evi bu bohça içinde oyalı yemeni, krep götürür. Ayrıca kuruyemiş, geline takılacak süs eşyası, iç çamaşırı, terlik, ayakkabı, elbise, içlik, bluz, şalvarlık getirir. Kız evi de oğlan için hazırladığı bohçaya iç çamaşırı, terlik, gömlek, yün çorap, kravat, gibi eşyayı koyar. Bohçanın kızın bizzat işlediği bir bohça olmasına dikkat edilir. Bohçalar nişan gecesi değiştirilir. İyi dileklerde bulunur, dualar edilir, hatta Kuran ‘dan âyetler okunur. İstenirse kadınlar arasında da küçük bir eğlence düzenlenir.

Nişan sonrasında kız eksik kalan çeyizi tamamlamaya çalışır. Oğlan tarafı da düğün hazırlıklarına başlar. Nişanlanan kız, başkaları tarafından asla istenmeye gelinmez. Nişandan bir hafta sonra ‘kutlu’ denilen tören yapılır. Bunda kız evi yakınları ile birlikte oğlan evine, oğlan evi de kız evine gider. Giderlerken baklava götürülür. Birbirlerine tatlı ve sıcak içecekler ikram edilir. Soğuk içeceklerin iki aile arasına ‘soğukluk’ sokacağına inanılır. Daha sonraki günlerde komşular ve tanıdıklar kız evine iyi dileklerini belirtmek için ziyarete giderler. “(N. Gözaydın Arşivi, Karacalar köyü-Göynük-Bolu).

“Söz kesilmesinden bir gün sonra nişan yapılır. Nişan takılmadan önce sabah köylülere şeker dağıtılarak bu akşamki nişana davet edilirler. Nişan akşamı misafirlere şerbet ikram edilir. Oğlan tarafı nişan hediyesi olarak kızın babasına gömlek, annesine entari, kardeşlerine çorap ve gömlek getirirler. Nişandan caymak söz konusu değildir. Nişanlılar birbirleriyle sık sık görüştürülmezler. Kız ailesi izin verirse damat adayı nişanlısının yanına gelebilir. Nişanlılık dönemi düğün yapılacağı güne kadar sürer. Başlık artık önemini yitirmiştir, sembolik bir miktar başlık alınır. “(N. Gözaydın Arşivi, Kürkçü köyü-Şenkaya Erzurum).

“Söz kesilmesinden sonra bir hafta geçer ve hayırlı olduğuna inanıldığı için Cuma günü kızı istemeye daha önceden giden aynı grup kişiler yine kız evine giderler. Kız isteme tekrar edilir. Kız babası da ‘verdim gitti’ der. İmam dua eder, tatlılar yenir. Daha sonra başlık kesmeye sıra gelir. Kız babası çok yüksek rakamlardan sözü açar. Muhtar ‘karşı tarafı da düşünerek konuş’ diye ikaz eder. Neyse biraz konuşulup pazarlık yapıldıktan sonra bir rakamda anlaşılır. Takı olarak da bir beşibirlik, beş adet Reşat altınında karar kılınır. Ayraca ‘tekellüf adı verilen ve akrabalara verilecek hediyeler de konuşulur; kalitelisinden 15-20 elbiselik, 10-15 erkek ayakkabısı, 2-3 top basma elbiselik aldırılır. Alınan bu hediyeler kızın amcalarına, dayısına, halasına, teyzesine ve diğer yakın akrabalarına düğün zamanı dağıtılır. Nişan akşamı şerbet içmek için gün kararlaştırılır. Şerbet içildiği günden sonra artık herşey kesinleşmiş olur.

Kız ve oğlan düğün gününe kadar birbirlerini göremezler. Oğlan zorunlu olmadıkça kızın evinin bulunduğu yerden geçemez. Bağda, bahçede, tarlada, tesadüfen karşılaşırlarsa birbirlerinden hemen kaçarlar.
Nişanlı taraflar dinî bayram araya girdiği takdirde yine hediyeleşirler. Oğlan tarafı arefe günü kız evine bayramlık gönderir. Bir ata odun yükler, odunun üzerine bir heybe asılır, içerisine yemeklik bulgur, keşkeklik, bir miktar et veya tavuk, yaz günü ise yeşil sebze, kış günü ise kuru sebze ve meyva konur Ayrıca kıza bir takım elbiselik, kına ve çerez de gönderilir. Bu armağanları götüren şahıs atı süsler ve tabancasını doldurur. Kız evine yaklaşınca tabancasını ateşler. Kız evi silah sesini duyunca kapıyı açar, geleni buyur eder, ayran içirir, yemek yedirir. Bu arada atın yükü indirilir, bahşiş olarak da atın boynuna havlu, mahrama adı verilen kızların tezgâhta dokudukları nakışlı ve saçaklı bez, peşkir, elbiselik takılır. Kız evine gelen bayramlık heybesi birkaç gün sonra içine karşılığı olan hediyeler doldurularak oğlan evine gönderilir.Hediyeleri olduğu gibi geri verir. Caymayan taraf ise bir şey iade etmez. Ancak cayma pek hoş karşılanmaz.

(N. Gözaydın Arşivi, Kuz köyü-Osmancık-Çorum)

Söz kesildiği günden sonra iki aile arasında çeşitli ilişkiler başlar. Söz kesildiğini de herkese duyurmak için özel bir gece düzenlenir, Bu gece düzenlenmeden nişana geçilmez. Bu gece için oğlan tarafı lokma’ denilen çörekten pişirir ve küfelere doldurur. Ayrıca çeşitli yemekler de hazırlanır. Oğlan tarafının akraba ve komşuları toplanırlar ve gece kız tarafına çörekler ve yemekler götürülür. Götürme işlemi sesli ve gürültülü bir şekilde yapılır. Kalabalık bir grup kız tarafının evine giderken geçtikleri sokaklardaki evlerin kapılarına taş atarlar veya yumruklarıyla vururlar. Böylece söz kesildiği ve nişan hazırlıklarının başladığı kapıların arkasındakilere duyurulmuş sayılır.

Lokma kız evine getirilir. Kız ayrı bir odaya saklanmıştır. Lokmalar eve bırakılır. Kız için ayrı lokma yapılmıştır ve bu bilezik şeklinde ve kola takılabilecek büyüklüktedir. Bu lokmaya halka’denir. Delikanlı kızın saklandığı odanın kapısına gelir ve üç defa vurur. Kız kapıyı açar, açtığı sırada kızın koluna bu halkalardan takılır. Böylece lokma götürme işlemi bitmiş olur. Oğlan tarafı yine kapılar taşlayarak kendi evlerine dönerler.
Bu arada iki aile birbirlerine gidip gelmektedirler. Bir tarafın tarla, bahçe işi olduğunda dünürü ona yardıma gider. Artık bir ortak hayat başlamış sayılır. Bu arada da nişan yapılacak gün kararlaştırılır

Nişan günü için kız birkaç arkadaşım eve çağırır. Hepsi birlikte yöresel giysileri ‘pullu’ veya ‘dallı’ adı verilen elbiselerini giyerler. Malzemesi oğlan evinden olmak üzere kız evinde yemekler pişirilir. Nişanlanacak kız ve birkaç arkadaşı diğer kızlar nişana davet ederler. Oğlan tarafından da bir yenge kadınlar nişana çağırır.

Öğle yemeği sırasında davetliler kız evinde toplanırlar. Herkes toplandıktan sonra kız ve yakın arkadaşları davetlilere hoş geldiniz diyerek ellerini öperler. Daha sonra yemekler yenir. Yemekten sonra oğlan tarafının bir sandık içinde getirdiği eşya davetlilere gösterilir. Bunlar genellikle çeyiz kabul edilen eşyadır. Nişana davet edilenler de yanlarında hediye olarak mendil, peşkir, havlu vh.. getirmişlerdir. Bunların toplanması için bir çarşaf açılır ve açılan çarşafın içine herkes getirdiği hediyeyi bırakır. Kız tarafı da o zamana kadar kızlar. için hazırladıklar çeyizlerini gösterirler. Bu gösterme işi de yine açılan bir çarşafın içine tek tek yenge tarafından atılarak yapılır. Çeyiz gösterme işi bittikten sonra kızlar kendi aralarında def çalarak eğlenirler.

Nişandan cayma olabilir. İki taraf birden nişandan cayarsa alınan bütün hediyeler geri verilir. Taraflardan biri nişandan cayarsa cayan tarafın söz hakkı olmadığı için verdiği hediyeleri. isteyemez. Haksız olan taraf hediyelerini geri alamaz. Ancak hediyelerden sadece takı olanlar geri verilebilir.

Nişanlıların birbirlerini görüp konuşması ayıp olarak nitelendirilir. Yolda, bahçede bile karşılaşsalar konuşamazlar. Nişanlılar sadece kız evinde bir araya gelip biraz konuşabilirler. Bu da gizli yapılır. Kız evde yalnız başına bir odada yatar. Gece herkes uyuduktan sonra delikanlı nişanlısının yattığı odanın penceresine küçük taş atar veya camı tıklatır: Kız nişanlısının geleceğini önceden bildiği için uyumamıştır ve beklemektedir. Cama vurulunca kız sanki tuvalete kalkmış gibi yavaşça evin bahçesine gider. Delikanlı da oraya gelir; konuşurlar. Görüşme bittikten sonra oğlan evine döner. Nişanlıların bu tür görüşmelerine ‘saçak altı’ veya ‘saçak dibi’ adı verilir..

Nişandan sonra düğüne kadar araya dinî bayram girmişse oğlan tarafı kıza, kız tarafı oğlana bayramlık elbiseler alır.

Bayramların üçüncü günü nişanlı kızlar, bayramlarda toplanılan alanda toplanıp def eşliğinde oynarlar. Nişanlı kızların oynamalar sırasında kayın valideleri onlara şeker atarlar.

Nişanlılık süresinde bir başka önemli olay da şudur: Oğlan tarafı yakın akrabalarını toplayarak bir gün kız evine gider. Orada ‘basma helva’ denilen tatlıdan yapılır ve birlikte yenir. ”’N. Gözaydın Arşivi, Gökçeyazı-İvrindi / Balıkesir).

Erzincan Nişan Adetleri

(Erzincan)” Kadınlar nişan için kız evine çağrılır; kıza nişan takarlar. Nişan oğlan evinden kıza verecekleri hediyeler ile kızı yakın akrabalarına ait hediyelerdir. Bunları oğlan evinden birisi kime ait olduklarını söyleyerek dağıtır. Kız önceden süslenmiş olarak ortaya getirilir. Kız ortada olan büyüklerin ellerinden öper, küçüklerin de boyunlarna sarılarak görüşür. Onaya bir tepsi içerisinde yemiş yani meyva tabir ettikleri şeyler gelir. Bu leblebi, fındık, üzüm, fıstık ve şekerden ibarettir. Bunlar çay tabaklarıyla davetlilere dağıtırlar, onlar da münasip gördükleri. hediyeler tepsinin içine koyarlar ve böylece kızın istekleri kısmen yapılmış olur. Kız nişanlı olduğu zaman oğlan evinden o günden sonra hiç kimseye görünmez. onlardan kaçar. “(Koşay-1944, s.53)

Niğde Nişan Adetleri

(Niğde) “Nişanda kız hanesine gelenlere kahve ve sigara ikram edilir. Yalnız su verilmez. Su soğuk olduğundan araya bir soğukluk girmesin diye her ne kadar ısrar edilirse yine verilmez. Hocanın duasından sonra şerbet, şeker ve lokum tevzi edilir. Bundan sonra yine kahve ve sigara ikram edilir. Kayınpeder kahveciye bahşiş verir. Damada bir bardak şerbet ve şeker gönderilir. Erkek tarafı kızın hanesinden gelen bardağın boynuna bir altın bağlayarak iade eder. Damada çamaşır yapılır. Bundan. sonra tebrikler başlar. Bir kaç gün sonra bu da nihayet bulur. Düğün hazırlığına başlanır. “(Koşay-1944, s.47-48)

Sivas Nişan Adetleri

(Sivas) “Kıza nişan altını olarak götürülen herhangi bir hediye bu esnada kız tarafından birine verilir. Nişan merasiminde erkek tarafından başka bir şey verilmez. Aynı günde kız tarafından erkek tarafına güveye ait olmak üzere şerbet, şeker, mendil ve hâl ve vaziyete göre kravat gönderilir. Şerbet bir sürahiye konmuş ve üzeri bir tülle sarılmış, ağzı kurdela ile bağlanmış olup şeker de aynı vaziyettedir. Bunlar yaşlı ve fakir bir kadın vasıtasıyla gönderilir. Oğlan tarafından bunları getiren kadına bahşiş verilir. Bu suretle nişan neticelenmiş ve iki genç nişanlanmıştır. Nişan yapıldıktan bir hafta veya on gün sonra güvey tarafı komşu ve akrabalarını toplayarak-kadınlar-kız evine gözaydına giderler. “(Koşay -1944, s.49)

Kırşehir Nişan Adetleri

(Kırşehir) “Müzakere neticesinde filan gün de nişan diye kararlaştırılır ve öylece hareket ederler. Kasabalarda çarşıdan üç okka veya bir batman şeker alınır. Kızım hanesine gönderilir, orada şerbet için içine bir miktar al boya ve gül suyu konur, temiz kalaylı bir kazan içerisinde şerbet yapılır. Davet olunan erkek ve kadınlar giderler; şerbet içilir ve yaldızlı bır sürahi içine bir miktar şerbet konur ve mahallenin münasip bir adamına verilerek sürahinin ağzına da bir krep işlemeli çevre bağlanarak güveyin hanesine gönderilir.

Köylerde ise büyücek bir güğüm içine su konarak iyice kaynatılır. Bir iki okka şeker orada ağda halini alır. Gelen cemaate verilir. Nişan merasimi ya yemekli, ya sade olur. Mutat olan günde kız hanesi akraba ve ahbaplarını toplar. Oğlan evi de misafirlerini alarak giderler. Yemekten sonra kayınvalide kıza takacağı altınları bir kırmızı kurdela yahut kırmızı kaytana dizili olduğu halde kızın boğazına takar. Diğer akrabaları da ballerine göre altın takarlar.” (Koşay -1944, s.37).

Kaynak: Türk Aile Ansiklopedisi, Nevzat Gözaydın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir