Genel KültürMimari

Osmanlı Sivil Mimari Örnekleri

Osmanlı Devletinde Sivil Mimari Örnekleri

Osmanlı sivil mimarisinde önemli bir yeri olan kervansaraylar, iki şekilde yapılmıştır: Birincisi ticaret yolları üzerinde belirli aralıklarla yapılan kervansaraylar, ikincisi ise yerleşim birimlerinde ve külliyelerin içinde yer alan hanlardır. Kervansaray ve hanların yapılmasındaki amaç; ticareti geliştirmek, yolcuların ve kervanların güvenli bir biçimde konaklamalarını sağlamaktır.
Plan olarak Anadolu Selçuklu kervansaraylarından pek farkı olmayan Osmanlı kervansaraylarının yapı malzemesi tuğla ve kesme taştır.

Diyarbakır Hüsrev Paşa Deliller Hanı (1527): İki katlı yapı, revaklı bir avlu, avlunun ortasında bir havuz ve revakların gerisindeki odalardan oluşur. Yapının kemerleri kırmızı tuğla ve beyaz taşlardan örülerek yapılmıştır.

Ankara Kurşunlu Han: Osmanlı şehir içi hanlarından olan yapı, iki renkli kesme taştan yapılmıştır. Yapım tarihi belli olmayan hanı, Fatih dönemi baş vezirlerinden Mehmet Paşa yaptırmıştır. Ortadaki avluda yuvarlak kemerlerin taşıdığı ayaklara oturan iki katlı revakları vardır. Revakların gerisinde hanın odaları yer alır.

Bursa Geyve Han: I. Mehmet Çelebi döneminde avlulu olarak yapılan han, kent içi kervansarayların planlarını yinelemektedir.

Bursa Koza Han: II. Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. Ortadaki avluya açılan iki katlı revakları ve revakların arkasında han odaları vardır. Girişi anıtsaldır. Edirne Rüstem Paşa Kervansarayı:
Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. İki katlı kervansaray iki bölümden oluşur. Birinci bölümü ahır olarak kullanılan küçük han, ikinci bölüm ise han odalarının açıldığı avlunun bulunduğu büyük handır. Büyük han bölümünün ikinci katında alttan ısıtmalı Türk hamamı yapılmış ve çinilerle süslenmiştir.

Bedesten ve Çarşılar

Osmanlı sivil mimarisinin önemli yapılarından biri de bedesten ve çarşılardır. Türk çarşılarının ilk örnekleri bedestenlerdir. Bunlar genellikle taştan yapılırdı ve dört yanı da demir kapılarla kapatılırdı. Bu bedestenlerde her türlü alışveriş yapıldığı gibi değerli mallar da korunup saklanırdı.

Bedestenlerin büyük bir bölümünde dışta dükkânlar yer alırken içte ise ayaklara oturan kubbelerden oluşan bir bölüm bulunmaktadır.

Bursa Bedesteni: Osmanlılar Döneminin ilk bedesteni, Yıldırım Bayezit tarafından yaptırılmıştır. İlk yapı 6 ayağa oturan 14 kubbeyle örtülü, 68 dükkân ve 32 mahzenden oluşmaktaydı. Daha sonra Orhan Gazi döneminde yaptırılan çarşı ve dükkânlarla bedesten büyütülmüştür. Bursa Kapalı Çarşısı olarak bilinen bu yapının duvarları almaşık teknikte (bir sıra kesme taş, üç sıra tuğla ile) örülmüştür. Almaşık teknik, aşağıdan yukarıya doğru ardışık olarak sıralanan farklı malzeme dizileriyle oluşturulmuş bir duvar örme tekniğidir.

Edirne Bedesteni (1418): Sultan Çelebi Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen biçimindeki yapı, sıra hâlinde 14 yüksek kubbe ile örtülmüştür. Dört cephesinde 54 dükkân vardır. Her cephenin ortasında bulunan dört büyük kapısı vardır. İç mekânda ise 36 dükkân bulunur.

İstanbul bedestenleri: Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul’da ikisi Kapalı Çarşı’da , biri Galata’da olmak üzere üç bedesten yapılmıştır. Kapalı Çarşı’daki yapılardan biri Eski (Atîk) Bedesten’dir. Bu bedestenin dört demir kapısı ve kiralık kasaların konulduğu 28 mahzeni vardır.
Kapalı Çarşı’daki diğer bedesten ise Yeni (Sandal) Bedesten’dir.

Mısır Çarşısı: Klasik dönemin önemli yapılarından biri olan çarşı, kesme taş ve tuğla malzemeden yapılmıştı. Çarşının önündeki yola açılan taş kemerlerin arkasında tonozlu dükkânlar yer alır.

Çeşme ve Sebiller

Osmanlılar Dönemi sivil mimarisinde çeşme ve sebillerin önemli bir yeri vardır. Bu yapılar hem halkın su gereksinimini karşılardı hem de görkemli birer sanat yapıtı olarak kentleri güzelleştirirdi. Çeşme ve sebillerin büyük çoğunluğu kesme taştan yapılmıştır.

Çeşme: Osmanlılar Döneminde halkın su gereksinimini karşılamak için yapılmış birçok çeşme vardır. Bu çeşmelere su, değişik yerlerde yapılan su kemerleri aracılığıyla getirilirdi.

İstanbul Sultan III. Ahmet Çeşmesi (1728): Bir büyük, dört küçük kubbeyle donatılmış, kırma çatılı ve geniş saçaklı bir yapıdır. Yapının dört cephesine kemerler içinde büyük musluklu çeşmeler konulmuştur. Ayrıca dört köşesinde de birer sebil vardır. Çeşme; planlama, malzeme kullanımı ve süsleme özellikleri bakımından Klasik Dönemden farklı özellikler gösterir. Lale Devrinde yapılan çeşme; altın yaldızlı kalem işleri, renkli taş süslemeler, çiniler ve rölyeflerle süslenmiştir.

Osmanlılar Döneminden kalan diğer çeşmeler arasında İstanbul Davut Paşa Çeşmesi, İstanbul İbrahim Paşa Çeşmesi, İstanbul Hatice Valide Sultan Çeşmesi, İstanbul III. Selim Çeşmesi, İstanbul Bereketzâde Çeşmesi ve Edirne Sinan Ağa Çeşmesi sayılabilir.

Sebil: Osmanlı su mimarisi örneklerindendir. Bunlar; kent içindeki yollar üzerinde, çarşılarda, camilerin yanlarında, gelip geçen insanların su içebilmeleri amacıyla yapılan yapıtlardır. Sebiller, genellikle yuvarlak planlı ve kubbeli olarak yapılmışlardır. Sebillerin cephesinde çok gösterişli, oymalı ve tunçtan parmaklıkların bulunduğu pencereler vardır.

İstanbul Mimar Sinan Türbesi Sebili: Mimar Sinan’ın türbesine bitişik olarak yapılmıştır. Çokgen gövdenin üzeri geniş saçaklı bir kubbeyle örtülüdür. Cephe, beş dikdörtgen pencereyle dışa açılmıştır. Pencerelerin altında musluklar vardır.
Dönemin diğer önemli sebilleri arasında İstanbul Hüsrev Kethüda Sebili, İstanbul Bayrampaşa Külliyesi Sebili, İstanbul Nakşıdil Valide Sultan Sebili ve İzmir Tilkilik Dönertaş Sebili sayılabilir.

Selsebil: Saray, köşk ve yalı bahçelerinde, meydanlarda, havuz başı gibi yerlerde yapılan, oldukça gösterişli yapıtlardır.

Genellikle mermerden yapılan sel-sebillerde birbiri üzerine sıralanan mermer düzenlerden su, bir çağlayan gibi büyükçe bir havuza dökülür. Selsebiller, su sesinin dinlendirici ve serinletici etkisinden yararlanmak amacıyla yapılmıştır.

Kaynak: Lise Sanat Tarihi 2, Doc. Dr. Mehmet Zeki iBRAHiMGiL

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir