Kültür

Resim Sanatı

RESİM
Resim sanatı çoğu insanın bakış açısına ilk etapta ters gelse de, ona yaratıcısının gözüyle bakmayı peşinen kabul edip, giderek beğeni hudutları içine dahil etmiştir. Bu nedenle resim, insanların sanat konusunda fikir birliğine varıp, ufuklarını geliştirmesine yardımcı olmuş bir sanattır.
Mağara Resimleri
M,Ö. 35.000 civarında başlandığı söylenen ve M.Ö. 40.000 yılında ilk örneklerine rastlanan mağara resimleri, M.Ö. 10.000 civarında duraklayıp seyrelmiş ve M.Ö. 14.000 civarlarında son bulmuştur. Bu uzun dönemi tarihçiler Yukarı Palaeolitik devir olarak adlandırmaktadır.
Batı Avrupalı ilk mağara ressamları olarak bilinen Magdaleniler, Fransa’nın Dordogne bölgesinde yaşamlarını sürdüren La Madelaine’ler olup, yaşadıkları mağaraların taş duvarları üzerine, genellikle mamut ve gergedan resimleri yapmışlardır.
Yanı sıra insan eli, birtakım geometrik şekiller çizdikleri, özellikle dinsel törenleri ve o sırada kurban ettikleri hayvanları da resmettikleri görülmektedir. Genellikle siyah ve kırmızı rengin baz alındığı resimlerinde, ara sıra beyaz, kahverengi ve sarı rengi de kullanmışlardır. Mağaraların yan duvarlarının yanı sıra tavanındaki kayaların üzerine de aynı resimlen yaptıklarına bakıldığında, oldukça takdire şayan bir çalışma gerçekleştirdikleri, oldukça zevk sahibi oldukları, dahası duvarlardaki deliklerden anlaşıldığı üzere, tavanına bu resimleri yapmak için iskele kurdukları ve günümüzdeki duvar resimleriyle ünlü sanatçıların stüdyo sistemlerini ilkin o zaman oluşturdukları görülmektedir.
İlk mağara resmi, 1879 yılında kuzey İspanya’da Santander yakınlarındaki Alta Mira’da, Maria de Sautuola’mn, dokuz yaşındaki kızı tarafından keşfedilmiştir. Yerel bir arkeolog olup, antik devirlere ait insan kemiklerinin bulunduğu bir mağara keşfeden babasına yardım eden küçük kız  içinde bulundukları yıldan 30.000 yıl öncesine ait bu mağara içinde babasıyla dolaşırlarken, duvarlarında ve çatısında canlı kırmızı, mor ve siyah renklerde yabani domuz, bizon, ren geyiği ve at resimleri çizil¬miş olduğunu ona göstermiştir, bunları yapan sanatçının altına imzasını attığı görülmektedir.
Avustralya mağara sanatına ait ilk resimler, Arnhem yarımadasındaki bir mağarada keşfedilmiş olup, belki de Avrupa kıtasındaki örneklerinden bile daha eski olduğu söylenmektedir. Bazı kaynaklar Avustralya mağara sanatının 60.000 yıllık olduğunu ve ilkin bu uzun dönem-içinde orada yaşayan halk tarafından yapıldığını iddia etmektedir. Sözü edilen insanlar bugün Aborjin olarak adlandırılan halkın atalarıdır.
İngiltere mağara sanatına ait resimler ise, aslında her ne kadar İngiltere’de mağara sanatına bir iz olamayacağı düşünülse de, ilkin 2003 yılında Nottinghamshire – Derbyshire sınırındaki Church Hole Mağarasında kabartma rölyef ve duvar resimleri olarak bulunmuştur. Yaklaşık 1 5.000 yıllık olduğu tespit edilen resimlerin şu ana kadar bulunan örnekler içinde en iyileri olduğu söylenmektedir.
Antik Yunan Resim Sanatı
Herkesin bildiği üzere dünya çapında üne sahip heykeltıraşlarının yanı sıra eski Yunanlıların resim sanatında da önemli eserler bıraktıkları ortaya çıkmıştır. Ancak ilkin tahta paneller üzerine yapilmış olduğu bilinen bu resimler, zamanla tahrip olup, giderek tamamen silinmiş ve ne yazık ki hiçbir örnek kurtarılamamıştır. Bu konuda ilkin M.Ö. Beşinci yüzyıldaThasos’lu Polygnotus adında bir ressamın resimde perspektif sanatını ilk icra eden kişi olduğu ortaya çıkmış, ancak ölümünden 600 yıl sonrasına kadar herkes tarafından hayranlıkla izlenen resimleri günümüze dek kurtarılamadığı için, hiçbir örnek mevcut değildir.
Yağlı Boya
Antik Yunanlıların daha ziyade kimya ve tıp konusuna aşırı merak duymaları nedeniyle, bazı kitaplar onların yaptıkları bir karışım sonucu yağlı boyayı bulduklarını söylemektedir. Nitekim yaraları tedavi etmekte kullandıkları bitkisel yağlara boya ve vernik katarak yaptıkları resimlerde, renklerin daha kalıcı ve parlak görünmesini sağlamışlar ve bu yöntemle çok sayıda örnek sergilemişlerdir. Bugünkü Belçika’nın Liege şehri yakınlarında Maseyck kasabası sakinlerinden olup 1370 ile 1426 yılları arasında Hubert, 1390 ile 1441 yılları arasında yaşayan Jan adıyla bilinen Flaman asıllı Van Eyck kardeşler, yaptıkları bütün yağlı boya resimlerde, ilkin Yunanlılar tarafından denenmiş olduğunu söyledikleri bu yöntemi kullanmışlardır.
Çin Resim sanatı
Çin resim sanatı, yaklaşık 2000 yıldan fazla süredir devam eden bir gelenekseli yıkarak, ipek parşömen ya dâ kağıt üzerine mürekkep veya sulu boyayla yapılmış resim örneklerinden oluşmaktadır.
Bu konuda Çinlilere ait ilk resim örneği, M.Ö. 206 yılın¬dan M.S. 9’uncu yüzyıla kadar Çin’de hüküm sürmüş Batı Han Hanedanının döneminde, mezar taşlarının üzerine yapılmış kabartma resimlerde görülmüştür. Mawangdui Banner olarak bilinen bu resimlerin örnekleri, halen Hunan Müzesinde sergilenmektedir.
Yağlı boyanın ilk örnekleri ise, M.S. 1644-1911 yılları arasında Çin’de hüküm süren Qing Hanedanı zamanında, imparatorluk sarayında görev yapan Cizvit rahipleri tarafından yapılmıştır, ancak bir yenilik olarak kabul edilmemiştir.
Fresk Sanatı
Fresk sanatı, alçı ya da kirecin dövülüp sulandırılmasıyla elde edilen harcın uygulanmasıyla ortaya çıkan bir kabartma resim türüdür. Üzeri daha sonra boyanarak yapılan bu sanatın diğerlerinden en önemli farkı, çok daha dayanıklı olmasıdır.
İlk Fresk resim M.Ö. 1700-1400 yılları arasında Cirit adasında hüküm sürmüş Kral Minos’un sarayında görülmüş olup, bu sanatın en muhteşem Örneği; Roma’daki Şistine Chapel’in tavanındaki İtalyan Rönesansı’nın öncüsü kabul edilen ünlü heykeltıraş ve ressam Michelangelo’nun olağanüstü çalışmasıdır.
Mozaik sanatı
Mozaik sanatına ait ilk örneklere ise, bugünkü Irak’ta eski dönemlerde Uruk, günümüzdeki adıyla Varka olarak bilinen bölgede, üçüncü yüzyılda rastlanmış olup, binaların dış cepheleri üzerine pişmiş tuğladan yapılmış koni biçiminde süslemelerden oluşmaktadır. Binanın süslü görünmesinin yanı sıra, asıl amaç duvarlarını pekiştirip, güneş ve şiddetli rüzgara karşı daha dayanıklı kılmaktır. Kırmızı, beyaz ve siyah koniler şeklindeki bu süslemeler, genellikle geometrik şekilleri içermektedir.
Çakıl Mozaik, ilk örneğine sekizinci yüzyılda bugünkü Türkiye’deki Ankara  civarında rastlanmış ve giderek yaygınlaşmış bir sanat olup, binanın duvarlarını sağlamlaştırma amacı taşımaktadır.
Yunan Mozaik sanatının ilk örneklerine yoğun şekilde duvarlarda rastlanmasının yanı sıra, M.Ö. Beşinci yüzyıldan itibaren genellikle zeminde kullanmaya başladıkları görülmektedir, bu bağlamda bugün üzerinde gezindiğimiz mozaik taşların yaratıcısı olan Yunanlıların bu sanatına ait en mükemmel örnekleri, günümüze dek korunmuş olan Sicilya adasındaki Motya Morgantine’de bulunmaktadır.
Roma Mozaik sanatı ise M.Ö. ikinci yüzyılda başlamış olup, bu konuda geniş ölçüde Yunanlıları kopya etmişlerdir, bu doğrultuda mozaik zemin, yer dekorasyonunda genellikle Romalıların üst sınıfa ait soylu sınıfının tercihi olmuştur.
Kaynak: İlklerin Kitabı

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı