Biyografi

Robert Altman Kimdir? Robert Altman Hayatı ve Filmleri

Robert Altman Kimdir? Robert Altman Hayatı ve Filmleri hakkında bilgi
Robert Altman. Amerikalı yönetmen / yapımcı Altman, 60’lı yılların sonuyla 70’Ii yılların başında ABD’nin geleneksel değerlerini eleştirel bir biçimde tartışan “Yeni Hollywood” sinemasının en tanınmış temsilcilerinden biriydi.

Kansas City’de doğan Altman Missouri Üniversitesi mühendislik fakültesinden mezun oldu. İkinci Dünya Sa-vaşı’nda hava kuvvetlerinde savaşa katıldıktan sonra 1947 yılında Kansas City’de endüstri filmleri konusunda en başta gelen yapımcı firmalardan biri olan Calvin Company’de iş buldu. Altman 1957’de ilk yapıtlarını verdi. Yeniyetmeleri konu eden The Delinguents (Suçlular) adlı uzun metrajlı film ile, ünlü yıldız için belgesel bir anı niteliğindeki The James Dean Scory’yi (James Dean Öyküsü) gerçekleştirdi. 1957’yi izleyen on yıl içerisinde Alt-man televizyon için çalıştı ve aralarında Alfred Hitchcock Presenis.. (Alfred Hitchcock Sunar) ve Bonanza gibi dizilerin de bulunduğu dizi filmler çekti. Bunları uyarlarken Altman kendine has inatçılığından vazgeçmediği için, kendi filmlerini gerçekleştirmek için fırsat bulamadı.

1966: Başarıya Giden Yol Counidown (Geriye Doğru Sayma) adlı bilim-kur-gu filmi Amerikalıların aya ayak basma olayını 1966 yılında vaktinden evvel sunmuş oldu. Bir sonraki yapıtı That Cold Day in thePark (Parkta Soğuk Bir Gün, 1969) Altman’ın daha sonraki filmleri için de tipik olan öğeler içermektedir. Bu filmde genç bir serseriyi evine alıp boşuna onu baştan çıkarmaya çalışan ve sonunda öldürülen zengin bir kadının öyküsü anlatılmaktadır. Altman’ın sunduğu dengesiz tipler, tıpkı Fransızların Nouvelle Vague (Yeni Dalga) filmlerindeki baş karakterler gibi, sözleriyle birbirlerine ulaşamazlar.

Altman’ın bir sonraki filmi olan M.A.S.H. (1969) Cannes’da Altın Palmiye ile ödüllendirilerek yönetmenini üne kavuşturdu. Bu taşlama Kore savaşının dehşeti içerisinde, vazifelerini yerine getirmekten çok, zevk ile sefahat peşinde olan bir grup sinik askerî doktorun öyküsünü sunmaktadır. Bu filmin sağladığı başarı Altman’ın Lion’s Gate adlı kendi prodüksiyon şirketini kurmasını mümkün kıldı.

1970-79: Doruk Noktaları Altman’ın eleştirmenler nezdindeki başarısı McCabe and Mrs. Miller (McCabe ve Bayan Miller, 1971) gibi filmlerle sürüp gittiği halde, şiddet öğesini abartılı bir biçimde içerdiği için, filmleri ticari açıdan verimli olamadı. Yönetmen bu şekilde Thieves Like Us (Bizim Gibi Hırsızlar, 1973) filmiyle rüyalar beldesi Amerika’nın arka avlularında azıcık mutluluk ve huzur arayan, küçük insanların portresini bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Ancak 1975’te Nashville adlı filmle yeniden çok başarılı oldu. Bu filmde zalim politikacılarla açıkgözlerin, bir folk müziği yarışmasına’ katılan şarkıcıların popülerliğinden nasıl yararlanmaya çalıştıkları göz önüne serilmektedir. Bir yıl sonra çevirdiği Three Wo-men (Üç Kadın) adlı dramda kendilerini kullanan erkek dünyasından uzaklaşıp sonunda başarısızlığa uğrayan Kaliforniyalı üç kadına rastgele bir günlerinde eşlik eder. Sissy Spacek ile Janice Rule’ın yanında oynayan başoyunculardan biri, Shelly Duvall, gösterdiği performans için Cannes Film Festivalinde en iyi kadın oyuncu dalında ödül aldı.

Altman kendi filmlerini gerçekleştirdiği gibi, genç film yapımcılarını da himaye etti. Bu bağlamda, sonradan da sürekli olarak desteklediği Kanadalı yönetmen Alan Rudolph’ın Welcome in Los Angeles (Los Angelese Hoşgel-diniz) filminin yapımcılığını 1976 yılında üstlendi. Altman 70’1i yıllan, gelecekle ilgili sıkıntılı bir vizyon sunan Quintet (Beşli, 1978) filmiyle bitirdi. Bu filmde yıkıntılardan ibaret ıssız, mahşeri bir dünyada ölümcül bir oyun için bir araya gelmiş olan beş kişiden ancak bir tanesinin sağ kalabildiği gösterilmektedir.

1981: Tiyatro ve Tiyatro Filmleri Altman 1981’de Lion’s Gate film şirketindeki hisselerini satarak tiyatro yapımcılığına yöneldi. Sahneye koyduğu eserlerinden bazılarını sinemaya uyarladı. Örneğin Come Back To TheFive and Dime Jimmy Dean (Geri Dön Jimmy Dean, 1982) adlı oda tiyatrosu piyesi gibi. Bunu izleyen yıllarda tiyatroya adapte ettiği eserler arasında nörotik bir kadınla aynı derecede nörotik, biseksüel bir erkeğin birbirlerine âşık oldukları, Beyond Therapy (Yararsız Tedavi, 1987) adlı sivri komedi kayda değerdir. Her ikisi, kendilerine eşlik eden doktorları tarafından engellenirler.

1991: Sinemaya Şahane Dönüşü Yapıtlarının gişe gelirleri kastedilerek sık sık düşük bütçeli film yapımcısı olarak isimlendirilen Altman, 90’Iı yılların başında seyirci tarafından çok tutulan iki yapıtla ortaya çıktı. The Player (Oyuncu, 1991) adlı filmle, düşlediği kariyeri bir cinayete rağmen gerçekleştirebilen genç bir film yapımcısının öyküsüyle, Hollywood’a hüzünlü bir anıt dikti. Bir partide figüran olarak kendi kendilerini canlandıran yaklaşık 70 büyük Hollywood starının bu filmde rol alması filme canlılık kattı. Short Cuts (Sosyeteden İnsan Manzaraları, 1993) yeniden Amerikan toplumunun anlayışlı, maske düşürücü ve aynı zamanda bedbin bir panoramasıydı. Kendisini herkesten ayrı biri olarak gören Altman, olayların yan yana ve iç içe aktığı bu filmiyle 60’1ı yılların sonundan beri ikinci kez Hollywood yönetmenlerinin en iyileri arasına girmeyi başardı. Uluslararası moda dünyasını hicvettiği Pref-tl-porter (Hazır Giyim, 1994) filmiyle de ününü pekiştirdi. Kansas City (19%), Gım (1997), The Gingerbread Man (1998), Cookie’s Fortune (1999) ve Another City, Not My Own (1999) Altman’ın son yıllarda çektiği filmlerdir.
 
 
 
 
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı