Kitap Özetleri

Sana Rey Veriyorum Oyunu Özeti

SANA REY VERİYORUM

Cevat Fehmi Başkut’un oyunu (1951)

Olayları İstanbul’da, Anadolu kasabalarından birinde, sonra gene İstanbul’da geçen, üç perdelik, on iki kişilik oyunda, doktor Ramazan Cankurtaran’ın, kısa bir ayrılıştan sonra gene eski yardımsever, kanaatkar hayatına dönmesi anlatılıyor. Doktor 52-53 yaşlarındadır; 1923’te Tıbbiyeyi bitirince doğuda Siirt ilçelerinden birinde hükümet tabipliği göreviyle mesleğe girmiş, yirmi yedi yıl Anadolu’da belediye hekimi, sıtma savaş tabibi olarak çalışmış, şimdi iki ay önce İstanbul’a gelmiş, bir muayenehane açmıştır. İlk evliliğinden yirmi dört yaşında ve üniversite Türkoloji mezunu, duygulu bir kızı vardır: Asuman. Doktor ikinci karısı Mübeccel ile bir sene önce evlenmiştir. Hemen hemen kızı yaşında olan Mübeccel, zengin olmak düşkünlüğüyle, kocasına ve üvey kızına zıt bir karakterde ve mütehak-kimdir. Doktor Ramazan Cankurtaran, genç karısına karşı zaafı yüzünden, onun itelediği kirli yollara sapmak zorunda kalır: Bir doktor simsarının, kendisi için, hasta avına çıkmasına razı olur. Devir, Türkiye’de tek partiden çok partiye geçiş devridir (1946-1948): Cumhuriyet Halk Partisi’-nin yanına şimdi Demokrat Parti ve Millet Partisi katılmıştır. Yazarın Uhvvet Partisi diye adlandırdığı bir başka parti, ara seçimlerde, Dr. Can-kurtaran’ı Anadolu’da evvelce çalıştığı bir yerden milletvekili adayı göstermeye karar vermiştir. Doktor, böylece bu sefer de kendisini, gene karısının ısrarıyla siyaset çarkına kaptırır. Aday gösterileceği yere gitmişler, seçim kampanyasına katılmışlar, İstanbul’a dönmüşlerdir. Fakat beklenmedik bir sonuçla karşılaşılır: Doktor, seçimi kaybetmiştir. Karısı Mübeccel korkunç bir hayal kırıklığına uğrarsa da, Doktor memnundur, mutludur: Bir kâbus atlatmış, hekim simsarlarıyla parti esnaflarından kurtulmuştur. Kendisini sünepelikle suçlayan, haris karısı Mübeccel’i bırakacak; kızı Asuman’ı, sevdiği ortaokul öğretmeniyle evlendirip gene Anadolu’ya, kasaba doktorluğuna dönecektir: “Ey kanaat, ey tevazu, ey ilim aşkı; sana rey veriyorum!”
Başkut da bir ara, milletvekili adayı olmuş, Anadolu’da dolaşmaları sırasında partiler arası kulis faaliyetlerini, dönen dolapları yakından görmüştü. Maddî – manevî değerler arasındaki çatışmayı, fakat sonunda faziletin galebe çalmasını vurgulayan eser, gerçekçiliğini, yazarın bu yaşantı ve gözlemlerinden alıyor. Yirmi üç piyes yazmış olan Başkut’un bu yedinci oyunu ilk kez İstanbul Şehir Tiyatrolarında oynandı (1950-1951).
 
 
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı