Kültür

Savat Nedir, Savat Tekniği Hakkında Bilgi

Savat nedir, Savat tekniği hakkında bilgi.

Kalemkarlık sanatının çeşitlerinden biri. “Karanlık”, “siyahlık”, “yazı karalama (müsvedde)” gibi anlamları olan Arapça kökenli bu kelimenin aslı “sevad“dır.

Bu sanat, Anadolu’nun doğusunda ve Kafkasya’da pek yaygındı. Savat tekniğiyle süslenmiş eserler, I. Dünya Savaşı öncesinde Avrupa ülkelerinde ve özellikle Fransa’da çok ilgi görmüştür. Bu dönemde Van’da 120 dükkânda savat işçiliği yapıldığı tespit edilmiştir. Van dışında Bitlis ve Erzincan işleri de son derece zarif ve ustalıklı örneklerdir. Daha sonraları Sivas, Eskişehir, Kula, Trabzon, Samsun, Edirne gibi şehirlerde de savat işlerinin güzel örnekleri yapılmıştır. Yüksek ayarlı gümüş (has gümüş) işçiliklerinde ayarın temizliğini “tuğra damgası” gösterir. Savat işlemeler has gümüş üzerinde kendini daha iyi gösterdiği ve düşük ayarlı gümüş çabuk kararıp savatla aynı rengi aldığı için üzerindeki işçilik göze çarpmaz. Dolayısıyla, savatlı işlerde tuğra damgası olması değerini artırır. Bu yüzden, Van ve Diyarbakır şehirlerinde, bu sanatın ileri gelenlerine, savatlı işlere “tuğra damgası darp yetkisi” verilmiştir.

Savat tekniğinin uygulanışı şöyledir: İşlenecek desen önce savatlanacak gümüş eşyanın üzerine çizilir. Sonra bu desen, çelik kalemler yardımıyla oyulur. Oyma işi tamamlandıktan sonra savat hazırlanır. Bu sanatı yaşatan ustalardan alman bilgiye göre savat formülü bir ölçü gümüş, dört ölçü bakır, dört ölçü kurşun ve yeterince kükürtten oluşur.

Gümüş ve bakır, bir potada eritildikten sonra içine kurşun ilave edilir. Kurşun da eriyince, kükürt karıştırılmaya başlanır. Kükürt yedirme işi, karışımın yeterince siyah olmasına kadar devam eder. İyice karıştıktan sonra bir madeni kaba boşaltılır ve soğumaya terk edilir. Soğuyup sertleşen savat kırılıp parçalanır. Bir havanda toz haline gelinceye kadar dövülür ve elekten geçirilir. Tenkar (boraks) karıştırılıp sulandırılan savat çamur kıvamına gelir.

Bu durumda çamur olarak “sürme savat” kullanıldığı gibi, konduktan sonra toz halinde “ekme savat” kullanılabilir. Önceden, çelik kalemlerle hazırlanmış olan işin oyuk yerlerine savat doldurulur ve ocak ateşine tutulur. Yeniden erimeye başlayan savat bütün boşlukları doldurur ve böylece işin önemli kısmı biter. Ateşten indirilen iş, soğuduktan sonra eğelerle tesviye edilir, lüzum görülen yerlere yeniden kalem atılır ve en sonra keçeyle parlatılır.

Hazar Denizinin batısına, Dağıstan Bölgesine yerleşmiş Türk boylarından pek çoğunda olduğu gibi Kurmaklarda da savat işçiliği, babadan kalma bir sanat olarak nesiller boyu sürdürülmüştür. Denizyoluyla Türkiye’ye göç eden Kumuklar’dan bir kol. Yalova’nın Güney (Reşadiye) Köyüne yerleşmiş ve burada ata sanatı olan savat işçiliğini yaşatmışlardır.

İstanbul’da her türlü değerli madenin işlendiği bir sanat merkezi olan Kapalıçarşı’da ve yakınındaki hanlarda yer yer gümüşçülere iş yapan savat ustalarının bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca gümüşçü ve antikacılarda, İstanbullu meraklıların ilgisini çeken savat tekniğiyle süslenmiş eski ve yeni eserler her zaman alınıp satılmıştır.

M. ZEKİ KUŞOĞLU
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı