Nedir

Şırdan

ŞIRDAN (ADANA)
Derleyen: Derya SÖYLEMEZ Derleme Tarihi: 21, 12, 2005
Kaynak Kişi 1: Fatma TOPAKTAŞ, 01, 01, 1960 Erzincan doğumlu, ilkokul mezunu, ev hanımı.
Kimden Öğrendiği: Sadık GÜNER ve çevresindeki yakınlarından, Kaynak Kişi 2: Sadık GÜNER, 10, 11, 1965 Siirt doğumlu, ilkokul mezunu, Şırdancı.
Şırdan’ın Malzemeleri: Şırdan denilen hayvanın iç organı, iç yağı( kuyruk yağı), pirinç, kimyon, pul biber, tuz, iğne, iplik.
Şırdan’ın Hazırlanışı: Şırdanlar temiz su ile birkaç kez yıkanır.Tuz, pul biber ve kimyon eklendikten sonra pirinçle karıştırılır.Bu karışım ayrı bir kapta bekletilir. İsteğe bağlı olarak karışıma soğan, kıyma ve karabiber de eklenir. Bu karışıma iç yağını da ekledikten sonra karışım son halini alır. Ardından Şırdanların içerisine karışımdan konulur.Şırdanların ağzı iğne yardımı ile dikilir ve kaynatılmış suya konur. Kaynama süresi Şırdan’ın sayısına bağlıdır. Kaynatıldıktan sonra kazanın içinden Şırdanlar çıkarılır ve soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra Şırdan’ın üzerine kimyon dökülür ve servise hazır hale getirilir.
Halk daha çok Şırdanın küçük olanını tercih etmektedir. Küçük Şırdanlara halk arasında “aspirin” adı verilmektedir. Şırdan özellikle hamur kağıda sarılarak tüketilmektedir. Çift tırnaklı hayvanların özellikle koyunların birbirine bağlantılı dört midesinden dördüncü olan ve “abuma-zum” adı verilen organdan elde edilmektedir.Yöre halkın şırdana ilgisi büyüktür ancak ilgi bu kadar yoğunken yörede yemek için hiçbir festivale, etkinliğe yer verilmemektedir.Bu nedenle şırdan yalnızca Adana yöresinde yaygınlık kazanmıştır.Ayrıca; Şırdan hayvanın iç organı olması sebebiyle Avrupa Birliğine girişte kokoreç, bumbar vb, gibi yasaklanmıştır.
Şırdanı Adana yöresine getiren kişinin Arap asıllı Kemal adında birisi olduğu söylenmektedir, Yöre halkı akşam saatlerinde dışarı çıktıklarında şırdan yemeden evlerine dönmemektedirler.
Şırdan insanların geçim kaynağını oluşturmaktadır, Ancak Çukurova Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dahiliye Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd, Doç, Dr, Murat SERT’ in açıklamalarına göre; sakatat tüketimi insan sağlığını son derece olumsuz etkilemektedir.Sert, sıhhi ve yararlı bir et olmayan sakatatın yağ oranının yüksek, hazmının ise zor olduğunu belirterek; dünya ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalpdamar hastalıklarını önlemek için kolesterol yüksekliğine ve damar tıkanıklığına neden olan sakatat tüketiminden kaçınılması gerektiğini vurgulamıştır.
Tüm bu gerçeklere rağmen şırdan Adana ili çevresinde oldukça yoğun olarak tüketilen bir yemektir.
[stextbox id=”alert” caption=”Önemli Uyarı” bgcolor=”990000″]
Gazi Üniversitesi THBMER yayını olan; Kentler ve İmgesel Yemekler kitabından alınmıştır. M.Öcal Oğuz, Nuray Akkanat, Ayşenur Karagöz tarafından hazırlanmıştır. Kültürel Bellek dışında bir web sitesinde yayınlanması yasaktır. Sitemizde kullanmak için gerekli izin alınmıştır.
[/stextbox]
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı