Kitap Özetleri

Talip Apaydın Koca Taş Kitap Özeti

 Talip Apaydın Koca Taş Kitap Özeti, Koca Taş kitabı içeriği, konusu, kısaca özeti, kitap hakkında bilgi.

Yirmi beş hikâye. Kızların gözüne girmek için iki köy delikanlısının budama yarışına girdikleri kavaklar Uzun Hocanın Kavaklar’ıdır; Koca Taş da yolun ortasında bir kaya: Köy delikanlıları parçalamaya uğraşırlar, ama nafile. Kaymakamla gelen teknisyen, damarını bulunca kaya on beş yirmi vuruştan sonra çatlar, kırılır. Leke hikâyesinde Detroit şehrinde bir fabrikatörün diktirdiği bir sürü elbiseden biri New York, Beyrut ve Kilis üzerinden Amasya’ya gelmiştir; pazar yerinde bir tütün ekicisine satılır. İmam Ali, en yakın ahbabının cenazesi henüz kalkmamıştır ki, ölenin karısını düşünür boyuna. Rahmetli, karısı ve kendisi (köy imamı) üçü Hacca da gitmişlerdi epeyce önce. Tarla ‘da Hacı Tacettin, bin beş yüz liraya on dönümlük bir tarlaya daha sahip olduğu için mutludur. Kapıcı ‘da bir apartman kapıcısının, hasta kızına karşı duyduğu şefkat dile geliyor. Bostan Zaman’ında bakımlı bir bostandan bir gencin mısır çalması, arkadaşının bostan sahibine haber vermesi ve kovalamaca anlatılıyor; fakat muhbir, ihbarını kendi çıkarları için yapmıştır. İki Arkadaş ‘ta on dokuz yaşlarında bir köy delikanlısının sevgilisini başkasıyla evermişlerdir. Arkadaşı dert ortağıdır, üzgün delikanlıyı bir süre için kasabaya gitmeye razı eder. Sonraki hikâyede öğretmen Mehmet Kolçak, sürgün geldiği kasabanın ortaokulunda Öğretmenler Odası’ndadır. Oynak Döne’de bir Çingene kadını için bahçelerden elma, armut çalan bir delikanlı, bahçe sahipleri tarafından dövülür.
Ferfene’de iki delikanlı, değirmencinin tavuklarından birini çalmış, pişirmiş ve yemeğe oturmuşlardır ki, hırsızların izini bulan değirmencinin bacadan döktüğü taş, toprak yüzünden ne tavuk yenebilir, ne pilav. Uzun Kavak, Durmuş Dayı’nın kavağıdır, yapılacak köprü için kesilmek istenir. Kavağına çok düşkün Dayı: “Ben öleyim de öyle kesin!” der ve nitekim kesilmesine razı olmuştur ki, o gece ölür; cenaze kaldırıldıktan sonra da kavak kesilir (Kitabın etkileyici hikâyelerinden biri). Delikanlı, kayınpederinin ortakçılarına, ektikleri topraklara sahip çıkmalarını öğütleyen bir Hukuk öğrencisidir. Ortakçılar, durumlarından memnun olduklarını söyleyerek, teklifi reddederler.
Sonraki hikâyede, rüyasında gördüğü Define’yi yerinde bulamayan Halil, bunu evde bıraktığı karısının, tembihine rağmen uyumuş olmasına verir, kadını adamakıllı döver. Eğriboyun Ahmet ilkokul beşinci sınıftaki kızını okuldan almış, ısrarına dayanamayıp babası yaşındaki köy imamına vermiştir. İmam, kız değil diye geri yollayınca küçük gelin ortalarda kalır. Baba Mesleği hikâyesinde her gün bir saatlik yol yürüyerek kasaba ortaokuluna devam eden öğrenci Galip, derslerine gelmiyor diye, tarih öğretmeni tarafından disiplin kuruluna yerilir. Çocuğun ne güç şartlar altında okuduğunu bilen Türkçe öğretmeni, üç gün okuldan uzaklaştırma karanyla Galip’i kovulmaktan kurtarır. Garson’da köy delikanlısı kasaba lokantasında bulaşıkçıdır; anasının geldiği günler garson olarak görünmek ister ona; ama bu masum isteğini çok vakit kolayca gerçekleştiremez. Savaş Çocukları’nda dayısı tarafından şehre kaçırılmış bir kız Amerikan barlarına düşürülmüştür. Köyde kalan anasıyla iki erkek kardeşi için bir yüzkarasıdır bu durum. Nugo, ab-lasıyla karşılaşırsa da onu kendisi öldüremez, bu işi çete başkanı yapar.
Hasibe Kadın, köyden Ankara’da Gülveren’de bir gecekonduya gelmiş olmalarına bin pişmandır; kocası eskicidir. Komşusu, yeni evli Güllü de kaynanasından şikâyetçidir, köyüne dönmeye can atmaktadır. Sucu hikâyesinde, damacana ile su taşıdığı apartman dairelerinden birindeki bir kadın, sucu Ali’yi tatlı hayallere sürükler. Ankara’da arsa ve ev alım-satımıyla nasıl zengin olduğunu bize Gülenç Ali Bey anlatıyor.
Demir Tüccarı, emekli bir öğretmenin arsasını da ucuza kapatmak isteyen, kurt bir para babasıdır. Korku hikâyesinde öğretmen Mehmet Koçak, taşrada uzak bir kasabada, geceleri evinde yasak yayınlar aranacağı korkulan içinde yaşar. Gene Mehmet Koçak bu kez Sürgün Öğretmen’dir: Sendikaya girdiği, ileri geri konuştuğu için sürülmüştür; kasabaya gece geç vakit gelmiş, bir otele inmiştir. Sabah erkenden gürültülere uyamr. Ortaokul müdürünün kendisini karşılaması hiç de umut verici değildir.
Son hikâye Kaçakçılar’da, gecenin saat üçünde kasabaya giren, cip irisi bir kamyon, Antep’ten sekiz çuval kaçak sigara kâğıdı getirmiştir; kasabadan bir aracı alarak, Taşova yolundan kuzeye, bir köye gelir. Malın yarısı orada, yansı bir başka köyde satılır.
 
 
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı