Kültür

Türk Düşünce Tarihine Giriş

Türklerin islamiyetle ilgilenmeleri M.S. VIII. yüzyıla rastlar. Hilafetin Emevîlerden Abbasîlere geçişinde Türklerin de rolü olmuştur. Abbasî yönetiminde bir çok Türk yöneticisinin görev aldığım görmekteyiz. Bu da Maveraünnehir’de oturan Türklerin daha çok Îslâmiyetle ilgilenmesini sağlamıştır. Bu arada Abbasî halifelerinden Mu’tasım’ın Türklerden meydana gelen bir hassa ordusu kurduğunu da zikretmek yerinde olur.
İslâmiyetin Türkler arasında yayılmasında ticari ilişkilerin ve kültür alışverişinin önemli etkisi vardır. Ticaret kervanları de beraber yolculuk eden mutasavvıf kişiler yani dervişler, Türk toplumu arasında islâmiyetin yayılmasına öncülük etmişlerdir. M.S. X. yüzydda Türkler büyük kitleler halinde müslüman olmuş bulunuyordu. Bu yeni dinsel akım etrafında toplanan Türkler, avın zamanda siyasî güç olmağa başladılar.
Türk aristokrat adetlerini kimi zaman kendi gönülleriyle İslâmiyeti kabul ederek Arap Devleti hizmetine girmeleri, Türk toplumunda kültür yenileşmesinin de nedeni oldu. M.S. IX. Yüzyddan itibaren Türkistandan Batıya doğru bir kültür dönüşü başlamıştı. Türklerin önemli bir bölümü Batıya doğru göç ederek Sırderya ve Zerefşan havzalarına yerleşiyorlardı. Türklerin önemli bir bölümü de M.S. 920-960 yılları arasında İslâmiyeti kabul etmiştir. Böylece Türkler daha önce etkisinde kaldıkları Buddba, Mani, Hıristiyan ve Şaman dinlerinin yarattığı kültürden islâm kültürüne yönelmişlerdir. İslâm mezheplerinden özellikle Şiilik, Türkler üzerinde daha kolay etki yapmıştır. Peygamberin amcasının oğlu Alî’nin çocuklarına Emevîlerin zulmetmesi, daha sonra da hilafete geçen Abbasîlerin taht tasası yüzünden onları tedirgin etmesi, devlet gücünün ulaşamadığı yerlerde Şiiliğe ilgiyi artırıyordu. Daha sonra Alevîliğin de doğmasına neden olan bu akım, Şanıanlık, Buddha ve Mani dinlerinin kalıntdartnı töre halinde yaşatan Türklerin Psikolojisine uygun geliyordu. Böylece Türkler, Sünnet Ehlinin sıkı kuralları yerine raksa, musikiye, şiire ve kadın özgürlüğüne olanak veren tasavvufa ve özellikle Şiî düşüncelere daha çok yaklaşıyorlardı. Dervişlerin eski kâmların yerini alarak bir takım ince sözlerden ve gizlerden söz etmeleri de Türk toplumunun dinsel ve düşünsel yapdannı geniş ölçüde etkiliyordu. Böylece halk kitleri arasında dervişlere karşı saygı son derece yaygın hale gelmişti.
Demek oluyor ki Arabistan’da bir yandan Hint. İran ve Yunan felesefesinin, öte yandan İslâm zühdünün etkisiyle IX. yüzyılda başlayan tasavvuf akımları Türkler arasında kolayca yayılıyordu. Üstelik Türk toplumuna Mani, Buddha ve Şaman dinlerinin de etkisiyle daha içli, daha derin bir biçimde giriyordu. Bir takım tanınmış dervişler toplumu etkiliyor ve öncülük yapıyordu. Bu dervişlerden en etkilisi ve Türk düşünce tarihinde büyük yeri olan zat Ahmet Yesevi’dir.
Ahmet Yesevî’den önce Herat, Nisabur ve Men dolaylarında IX. Yüzyılda, Buhara ve Fergana dolaylarında da X. Yüzyılda bir çok mistik kişilerin isim yaptığına tanık olmaktayız. Bunlar arasında Muhammet Maşuk Tusî de Emir Alî E bu Hayr’ı zikredebiliriz.
Fergana’da kendilerine Balı yahut Baba adı verilen şeyhler yeni bir bit anlayışla islâmiyeti halka anlatmışlardır. Hz. Muhammed’in söylenti halinde Ashabından olduğu ileri sürülen Aralan Balı. ozanların piri Korkut Ata, Çoban Ata, halk arasında Ahmet Yesevi’nin çıkışından önce tasavvufu yaymışlardı. Ahmet Yesevî Türkistanda, Sayram’da 1050 tarihi dolaylarında doğmuştur. Onun görüşleri bir kaç yüzyıl sonra doğmuş olan Bektaşîlik. Mevlevîlik ve Nakşibendîlik akımlarını etkilemiştir. Yesevî II. 535-M. 1140 da ölen Şeyh Yusuf Hemedanî’nin öğrencisi olmuştur. Yesevî Arapça ve Farsça bildiği halde Doğuya ait bir Türkçeyle ahlâkî ve tasavvufî manzumeleri içeren Divan-ı Hikmet’i yazdı. Görüşlerinde ve tapınma kurallarında eski Türk dinlerinin kalıntıları görülür. Hoca Ahmet Yesevî, H. 562-M. 1167 de ölmüş ve fakat görüşleri yüzyıllarca Harezm, Kıpçak, Horasan, Maveraünnehir. Azerbaycan ve Anadolu’yu etkilemiştir.
Kaynak: İbrahim Agah Çubukçu, Tür Düşünce Tarihinde Felsefe Hareketleri

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı