HalkbilimiGiyim-Kuşam

Türk Kültüründe İşlemenin Önemi

Batılılar işleme sanatına yeterince önem vermemişlerdir, işlemeler yalnız devlet yöneticilerinin ve onların çevresinde yaşayanların, din adamlarının kıyafetlerinde yer almıştır. Orta ve Uzak Doğu ülkelerinde işlemecilik, Türklerin etkisiyle zaman zaman parlamışsa da hiç bir zaman tepe noktaya gelmemiş, yaygınlaşmamıştır.

Osmanlı Devletinin kuruluşundan batışına kadar saraya bağlı yöneticilerin görevlerini ve rütbelerini, padişaha yakınlıklarını kıyafetlerinden anlamak imkanı vardı. Çeşitli kaynaklar elbiselerdeki işlemelerde, bunları giyen kadının sosyal durumunu bir bakışta çıkarmanın, soylu olan kadınla olmayanı, evli ile genç kızı, çocuklu kadınla dulu. İstanbullu olanla taşralıyı anlamaya yarayan özellikler bile bulunduğunu öne sürmüşlerdir.

«… işlemeler muhtelif halk tabakasının giydiği özel elbise çeşitleriyle ilgilidir. Bu sınıflar, başta saray mensupları olmak üzere asker, ilmiye, başıbozuk, azınlıklar, köylü ve şehirlilerden ibarettir denebilir. Giyim işleri eskiden sınıflara göre tanzim edilmişti. Her sınıf için kabul edilmiş kılık dışında başka bir şey giyilmez ve giydirilmezdi. «(Prof. Kenan Özbel, El Sanatları IV. ESKİ El İşleri.)»

Ancak Türkler, devlet yöneticilerinin giysilerinden etkilenerek, iç dünyalarıyla ilgili duyularına dayanarak işlemeleri elbiselerine uygulamışlar, zeka ve muhayyileleri ile yeteneklerini birleştirerek işleme sanatını geliştirmişler ve saraylarda uygulanmasına başlanan işleme sanatı zaman içinde gerçek bir halk süsleme sanatı haline gelmiştir.