Genel KültürTarih

Türkiyedeki Anayasalar ve Özellikleri

Türkiyedeki Anayasalar ve Özellikleri Hakkında Bilgi. İlk Anayasa hangisidir, Geçmişten günümüze anayasalar hakkında çeşitli bilgiler

Türkiye’de ilk anayasa 1876’da yürürlüğe girdi. O tarihten Osmanlı İmparatorluğu’nun sona erişine kadar Kanun-i Esasi adıyla anılan anayasa Kurtuluş Savaşı’nda ve sonrasında Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (1921 ve 1924), 1960’tan sonra da anayasa adını aldı. 1876 Anayasası padişah yönetimini ve “din devleti” yapısını pekiştiren kuralları içeriyordu. Bu anayasada padişahın yetkileri kısıtlanmamış, yurttaşlara düşünce, toplantı ve dernek kurma özgürlüğü getirilmemiş, bireylere dokunulmazlık hakları tanınmamıştır.

II. Meşrutiyet’in ilanından sonra, 1909’da bu anayasa değiştirilerek padişahın yetkileri azaltıldı. Hükümet artık padişaha değil, meclise karşı sorumluydu. Kişisel hak ve özgürlükler tanınmış, basın üzerindeki sansür kaldırılmıştı. Ama 1909 Anayasası da uzun ömürlü olamadı. Çünkü iktidardaki İttihat ve Terakki Partisi 1913’ten sonra anayasa maddelerini çiğnemeye başlamıştı.

Kurtuluş Savaşı sırasında, 20 Ocak 1921’de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu belirtiyor, bütün yasama yetkisini mecliste topluyordu. Bu anayasa ulusal birliğin sağlanmasında önemli bir rol oynadı. Ama Kurtuluş Savaşı gibi olağanüstü koşullarda hazırlanan 1921 Anayasası önceki anayasalardan çok daha kısaydı ve yeni devletin örgütlenmesi için daha kapsamlı bir anayasa gerekiyordu 20 Nisan 1924’te bu amaçla hazırlanan yeni anayasaya göre, yasama ve yürütme yetkileri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindi. Meclis yasama yetkisini kendisi, yürütme yetkisini de cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu eliyle kullanırdı. Cumhurbaşkanının onayıyla göreve başlayan bakanlar kurulu meclise karşı sorumluydu. Meclis bakanlar kurulunu denetleyip görevden alabilirdi. Yargı yetkisi ise ulus adına bağımsız mahkemelere tanınmıştı.

Halk Oylamasıyla yürürlüğe giren 1961 Anayasasında Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına dayalı, milli, demokratik ve laik bir sosyal hukuk devleti olarak tanımlandı. Egemenliğin ulusa ait olduğu ve ancak yetkili organlarca kullanılabileceği ilkesi benimsendi. Bu anayasa iki meclisli ve parlamenter bir rejim getirdi: Millet Meclisi ve

Cumhuriyet Senatosu. Millet Meclisi’ne Cumhuriyet Senatosu’ndan daha fazla yetki tanınıyordu. Yargı organlarının bağımsızlığı, kişi hak ve özgürlükleri ile sosyal hakların güvence altına alınması ve Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yüksek Hakimler Kurulu gibi kurumların oluşturulması 1961 Anayasası’nın getirdiği temel yeniliklerdi.

12 Eylül 1980’deki askeri müdahaleden sonra Milli Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin (Kurucu Meclis) hazırladığı yeni anayasa taslağı 7 Kasım 1982’de yapılan halk oylamasıyla kabul edilerek yürürlüğe girdi. 1982 Anayasası, bazı hak ve özgürlüklere önemli sınırlamalar getirmiş, Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay’ın denetim yetkilerini azaltmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir