HalkbilimiHalk İnançları

Türklerde Dağlarla İlgili İnançlar

Yeryüzü iyeleri konu başlığımız münasebeti ile; Dağ, Kaya-Taş, Yer, Su iyeleri ile Ağaç, Orman, Bitki iyeleri’nin tanımlamaları üzerinde duracağız. Türk inanç yumağındaki yerlerini belirtmeye çalışacağız, incelediğimiz bölgeden yaptığımız tesbitlerin, inanç sistemindeki yerlerini belirtirken, Türk Dünyası’nın muhtelif kesimlerinden de karşılaştırmalar yapacağız.

a. Dağ İyesi:

Dağ, yüksekliği itibariyle, Türkler tarafından, yeryüzünde Tanrı’ya en yakın nokta olarak tasavvur edilir. Dağın zirvesinde insan, kendini Tann’ya daha yakın hisseder ve öyle olduğuna inanır. Zira Türkier, Tanrryı yukarıda tasavvur eder. Bunun için de dağlar yükseklikleri nisbetinde “ulu” dur. Ululuğu erişilmezliği ile dikkati çeken ve Orta Asya Coğrafyasında, hayat tarzı üzerinde mühim rol oynayan dağlar, Türklerin saygı gösterdiği tabiat unsurlarından biridir.

Anadolu’daki “Göz Dağı vermek” tabiri Süleymaniye ve Ker-kük’de de vardır. Korkutmak anlamındaki bu tabir içinde geçen “Dağ” kelimesi sadece cismani büyüklüğü anlatmıyor. Bize göre, dağda sıradan olmayan bir güç, göze hitap eden ve korku da verebilen bir sırrın olduğu anlaşılıyor. Ululuğu, erişilmezliği ile dikkati çeken dağlar, Türklerin büyük saygı gösterdiği tabiat unsurlarından biridir.İncelediğimiz bölgenin, yüksek dağları, literatüre bu isimle geçmemiş olsalar da, halk dilinde “ulu“durlar. ‘ Bununla birlikte “dağ”ın her iki anlamdaki kullanımının aynı mahiyette olduğu konusunda İsrarlı değiliz.

Karaçay-Malkar Türkleri Elburus Dağına “Ebedilik” sıfatını yakıştırmıştır. Bu dağın himayesinde yaşayanlar da kutsanmış kabul edilirler. Tavbolat, Tovaslan, Tavbatur, Tavkul, Tassoltan gibi şahıs isimleri bu kutsiyetten kaynaklanmaktadır.Doğu Anadolu’da Dağdaş, Dağlı, Dağhan gibi şahıs ve aile isimleri vardır.

Türk boyları arasındaki, Dağ’a atfedilen kutsiyet, Karaim Türklerinde olduğu gibi, Doğu ve Güneydoğuda da yaşamaktadır. Tunceli’de Alevi Zaza Türkler, Düzgün Dağı’na dönerek ona yükünür, dilekte bulunurlar. Divriği yöresinde; Fıdıl Dağı’na, çocuk isteyen anneler ziyarete giderler. Ovacık’da Munzur Baba, Yel Baba, Kandil Baba gibi dağlar kutsal kabul edilmiş dağlardır.

Karay masallarında, hikayelerinde, şarkı ve türkülerinde, çoğu kez yiğit ve gürbüz pehlivanlar övülür, Türük adı yedi başiı ejderhaya karşı, onların savaşları anlatılır. Kahraman, ejderin altı başını keser, yedinci başını kesmekten imtina eder. Türük kelimesinin Türk karşılığı da kullanıldığı bilinmektedir. Türk’ün kutsal bir tepeye isim olabildiği izah edilmişti. Bu izahtan sonra bize göre

Türk; dini bir cemaatin ismi, yaşanan bir şeriat türü, kutsallığı kabul edilmiş bir zümre, bir takım hasletler içeren bir varlıkdır.

Karaimler, yemek yemeden ve su içmeden önce ve sonra ezbere bazı dualar okurlarken yüzlerini Siyon Dağı’na döndürürler.Aşgarlı’ya göre bütün Karaimlerin ölüm döşeğinde tövbekar olmak için yaptıkları duaların hepsi Türkçedir.

Uygurların menşei efsanesinde, Tepegözün karnı şişen bir dağdan türediği anlatılmaktadır.’Karağaslar’da, Dağ eri (Dağ sahibi) adında bir iye vardır. Bunun adı Boyanay veya baraliak’dır. Uygurlar’ın Kut Dağı’nı Çinliler hile ile parçalayınca kuraklık başlamıştı. Anadolu’nun bir çok yerinde Yağmur duası için su kenarları ve yüksek dağ tepeleri seçilir.

Kaynak: Eski Türk Dini İzleri / Yaşar Kalafat