Genel KültürTarih

Cedidcilik Nedir? Cedidcilik Hareketinin Öncüleri

Cedidcilik;  Rusya müslümanlan arasında XIX. yy.’ın sonlarına doğru, batı uygarlığının ve islam dünyasında beliren uyanışın etkisiyle başlayan yenileşme hareketi.

Bu hareketi destekleyenlere “ceditler” ya da “ceditçiler” denildi. Yenileşme dönemi bütün Rusya Türkleri arasında aynı tarihlerde, aynı koşullarda başlamadı. Yenilik girişimleri Kırım, Azerbaycan, Türkistan gibi Türk illerinde olumlu ve olumsuz türlü tepkilere yol açtı.

Ceditçilik hareketi, yeni düzendeki okulların (usul-i cedit) kurulmasıyla kendini gösterdi. Kırım tatarlarından Gaspıralı ismail Bey, çağdaş yöntemlerle eğitim yapan ilk “usul-i cedit” okulunu 1884’te Bahçesaray’da açtı. Öğrencilere kısa sürede okumayı öğretmek için, arap harflerinin adları yerine, harfleri fonetik olarak söylemeye dayanan bir yöntemi (usul-i savtiye) uygulamaya girişti. Hace-isıbyan adlı bir okuma kitabı ve Tercüman gazetesinde yayımladığı makaleleriyle, Rusya Türkleri arasında bu yeni hareketi başlattı. Çeşitli yazılarında “dilde, düşüncede, işte birlik” fikrini savundu. Türkçeden yabancı kelimeleri elden geldiğince uzaklaştırmak; okuyup yazanlara anlaşılması güç gelen Arapça-Farsça terimleri bırakmak ve yerel kullanışlar yerine osmanlı türkçesine uymak yollarını önerdi.

Usul-i cedit’e göre okul medreseden ayrılacak, okulların ayrı öğretmenleri olacak, öğretmen aylık alacak, kızlar için ayrı okullar açılacak, öğretim bir programa göre yapılacak, her yaşa göre değişik ders kitapları kullanılacaktı. Ancak “usul-i kadimciler” diye adlandırılan bağnaz mollalar, işanlar (şeyhler, dervişler) bu tür yeniliklere karşı çıktılar. Mollalar yeni usulü gözden düşürmek için XIX. yy. sonlarında Ennusül-i hadide fi hilaf-ı usul-i cedide (Yeni usule karşı demir oklar) gibi kitaplar yayımladılar. Çarlık hükümeti yeni düzendeki okullara para yardımı yapmadığı gibi, türlü nedenlerle bu okulları kapatabiliyordu.

Kazan’ da Abdünnasır Kursavi ile Şehabettin Mercani, islamiyetin bazı dogmatik görüşlerine, özellikle buharalı din adamlarının güç öğretim yöntemlerine karşı koydular. Skolastik öğretim yerine, pratik eğitime yer verilmesi gerekliği üzerinde durdular. Kayyum Naşiri tatarca coğrafya, fizik, aritmetik, etnografya, edebiyat, dilbilgisiyle ilgili ders kitaplarıyla halkını aydınlatmaya çalıştı. Azerbaycan’da ceditçilik, din adamlarının tepkisiyle karşılaştı.

Bakihanlı Abbas Kuli Ağa ve Azim Şirvani, yeni okullar açarak, Hasan Melikzade Zerda-bi ilk azeri gazetesi Ekinci’yi (1875) çıkararak Mirza Fethali Ahundzade de oyunlar yazarak ceditçilik hareketini desteklediler. Kazaklar arasında ceditçiliğin başlamasında Kazan Türkleri’nin büyük etkisi oldu. Çokan Velihan, ulusal destan olan Manas destanı’na aydınların dikkatini çekti, ibrahim Altınsarin, ilk kazak gramerini yazdı.

Abay Kunanbay rusçadan şiirler çevirdi; rus kültür ve yaşamını öğrenmeyi önerirken, eğitimin kazakça yapılmasını istedi. Buhara ve Semerkand çev-resindeyse yenilik fikrini ilk kez Ahmet Kaile adıyla tanınan Ahmet Daniş ortaya attı. Nevadır ül-vekaî, Tercûme-i ahval-i emirân-ı Buhara gibi yapıtlarıyla döneminin toplumsal sorunlarını ele aldı. Münevver Kari, Gaspıralı ismail Bey’in öğretime, eğitime ilişkin yayınlarından yararlandı. 1901 ‘de ilk usul-i cedit okulunu Taşkent’te açtı; Edib-i evvel ve Edib-i sanı adlı alfabe ve okuma kitaplarını hazırladı. Ders kitaplarının basılması için Türkistan adlı bir yayın şirketinin kurulmasına yardımcı oldu. Hurşit gazetesini (1906) çıkardı.