Güncel

Alay Nedir? Alay Ne Demek Anlamı

Alay nedir, Alay demek sözlük anlamı nedir? Alay ne anlama gelir?

ALAY: Tören ya da gösteri amacıyla bir araya gelen insan topluluğu- Düğün alayı. Cenaze alayı. 2. Çok sayıda insan; kalabalık: işsizler alayına o da katıldı. 3. Alayı, alayımız, alayınız, bütünü: Alayını turdan başka yere götürdüler. 4. Alay alay. kalabalık kümeler halinde. Alay bozmak, bir toplulukta oyunbozanlık etmek.

ALAY. Bir kimsenin, bir kesimin, bir olayın veya bir şeyin gülünç, kusurlu, eksik yönlerim küçümsemek, eğlenme konusu yapmak, yermek. Bu eylem, söz, jest ve mimiklerle olabileceği gibi, yazı ile de yapılmaktadır.

Tarihin akışı içinde alay, kişi ve gruplarca sevilmeyen kimseleri yermek ve özellikle ilerleyen zamanlarda, yöntemleri eleştirmek için sürekli kullanılan bir yergi aracı olmuş, günümüzde ise bir edebiyat türü olan mizahın ana öğelerinden biri durumuna gelmiştir.

Alay, tiyatronun yanında sinemada da kullanılmaya başlanmış, XX. yüzyılın başlarında ise karikatürün temel öğesi olmuştur.

ALAY. Üç taburdan oluşan askeri bir birlik. Alay orduda uzmanlık birliğini oluşturur. Bu birlik, piyade, tank, topçu, süvari gibi uzmanlık bölümüdür.

Alay üç taburdan oluşmakla birlikte, alay karargâhı, sağlık bölümü ve destek birlikleri gibi yardımcı bölümleri de içermektedir.

Her alayın bir sancağı vardır. Alay komutanı ise albay rütbesindedir.

Osmanlı devletinin kurulmasından sonra askeri alandaki girişimler yoğunlaşınca ordu, çeşitli uzmanlık konularını içeren düzenli bir yapıya kavuşturulmuş ve alay, ordunun temel öğesi olmuştur. Yeniçeri Ocağı’na karşın Nizam-! Cedit’ in kurulduğu dönemlerde alay, tertip adıyla anılmış, ancak sonra bu addan dönülerek gene alay adı kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı devletinde alay; beş bölük süvari, dört tabur piyade ve dörder toplu altı topçu bataryasından oluşurdu.

Osmanlılar döneminde, alay sözcüğüyle birçok tamlama yapılmış, tamlamalar çeşitli kişi ve kurumların adları olmuştur.

Alay Arabası: Padişahların alaylarda bindikleri saltanat arabası. Lando adı ile de anılan bu araba son derece süslü ve gösterişliydi.

Alay Beyi: II merkezlerindeki jandarma komutanı. Miralay rütbesi taşırlardı. Bu ünvan 1908 yılında Alay kumandanı olarak değiştirilmiştir.

Alay Çavuşu: Ordudaki emir ve komutadan askeri haberdar kılan ve tellallar gibi bağırarak yerine getiren çavuş. Divan-ı Hümayun çavuşları da padişahların bir yerden başka bir yere gidişlerinde veya geçit törenlerinde en önde yer alıp yolları açmakta görevlendirilirlerdi.

Padişahlar, ordu alayını alay köşkünden izlerlerdi.

Alay Sancağı: Resmi bayramlarda gemileri süslemek için kullanılan rengârenk bayrak.

Alay Gösterme: Savaşa gidecek orduya katılmak üzere eyalet askerleriyle İstanbul’a gelen beylerbeyleri ve sancakbeyleri, padişahın otağı önünde alay gösterdikleri gibi, kazanılan zaferlerden sonra İstanbul’a dönen Osmanlı ordusunun muhtelif birlikleri de Davutpaşa Sahrası’nda günlerce süren alay göstermelerde bulunurlardı. Devletin gücünü göstermek amacıyla da bu tür törenlere İstanbul’daki yabancı elçiler davet edilirlerdi. İstanbul içinde yapılan alay göstermeleri ise padişah ve devlet erkânı Topkapı Sarayı’nın Alay Köşkü’nden izlerlerdi.

Gelin Alayı: Oğlan evinin, gelini getirmek üzere kız evine gönderdiği kişilerden oluşan topluluk.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir