Genel KültürMimari

Bitlis’teki Önemli Tarihi Yapılar Nelerdir? Özellikleri

Türklerin Anadolu’daki ilk yerleşim merkezlerinden olan Bitlis’te, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinden birçok yapı bulunmaktadır.

Kentin ortasında yükselen Bitlis kalesinin tarihi Büyük İskender’e değin uzanmaktadır. Bizans kaynaklarında da adı geçen kalenin birkaç kez yıkıldığı, Türkler döneminde onarıldığı bilinmektedir. Evliya Çelebi’nin verdiği bilgiye göre iç kalede 300 ev ve büyük bir saray vardı. Aşağı kaledeyse çarşı, bedesten ve birkaç yüz ev bulunuyordu.

Anadolu Türk mimarlığının en eski ve önemli yapılarından biri Bitlis” Ulu Camisi ‘dir. 1444 tarihli Hacıbegiye mescidi, aslında küçük bir külliyenin bir parçasıdır; medresesi günümüze ulaşmamıştır. Mescit, dikdörtgen planlı yalın bir yapıdır. Kızıl Cami’nin yapım tarihi bilinmemektedir; ancak 1507 ve 1696 tarihli onarım yazıtları vardır. Kareye yakın dikdörtgen planlı, toprak damlı yapı, çok ayaklı ulu camiler grubundandır. Cami, medrese, imaret ve türbe yapılarından oluşan Şerefiye külliyesi Bitlis beylerinden Şerefhan IV döneminden kalmadır (1528 /1529). Osmanlı döneminde yapılmış olmasına karşılık, Selçuklu taş işçiliğini XVI. yy.’da yaşatan önemli bir örnektir.

D.-B. doğrultusunda dikdörtgen planlı camide, mihrap önü kubbesi ana mekâna egemen olacak biçimde büyük tutulmuştur. Kareye yakın dikdörtgen planlı medresenin ortası açık avluludur. Doğuda kubbeli beş oda, girişin karşısında büyük dershane bulunur.

Caminin taç kapısına bitişik olan türbe kare kaide üzerine sekizgen gövdelidir; piramit biçimi külahla örtülüdür. Özellikle girişi çevreleyen geçme örgüler, sekizgenler, yıldız ve burulmuş halat motiflerinden oluşan bezemeleriyle dikkati çeker, imaret, yalın bir yapıdır.

Dörtsandık camisinin  yapım tarihini belirleyici iki yazıtı vardır. Bunlardan biri mihrapta (1552), öteki türbededir (1552). Caminin ana mekânı ortadaki bir sütunla dörde ayrılmış ve her bölümün üstü küresel bingilere oturan kubbelerle örtülmüştür.

1572 tarihli Memidede mescidi, yarısı mescit, yarısı türbeden oluşan L planıyla dikkati çeker. Aynelbarit camisi ya da halk arasındaki Türkçe adıyla Soğukpınar mescidi 1664/1665’te Molla Gazi Abdurrahman tarafından yaptırılmıştır. Bu yapıca da ana mekân, ortadaki bir sütunla dörde ayrılmış ve her bölüm kubbeyle örtülmüştür. Bunların dışında yapım tarihi bilinmeyen Şeyh Hasan camisi, 1783/1784.’te Maksut Paşa tarafından yaptırılan Alemdar camisi, 1810’da büyük bir onarım geçiren Kureyşi camisi, yapım yazıtı bulunmayan, ancak mimari üslubuyla XVII.-XVIII. yy.’lara tarihlendirilen Taş cami, 1801 tarihli onarım yazıtı bulunan, çevresindeki yapılarla L biçiminde planı ve çok yüksek ve gösterişli minaresiyle ilgi çeken Gökmeydan camisi sayılabilir.

Bitlis’teki Önemli Medreseler

Döneminin önemli kültür merkezlerinden olan Bitlis’te, birçok medrese bulunmaktaydı. Bunlardan İhlasiye medresesi Selçuklu geleneğini sürdüren planı ve bezemeleriyle kentin en gösterişli yapılarındandır. 1589’da Şerefhan  tarafından yaptırılan medrese dört eyvan, kubbeli orta avlu ve yanlarda odalardan oluşur. Kentin anıtsal değerdeki bir başka yapısı Hatibiye medresesi’dir. Yapım yazıtı bulunmamakla birlikte XVI. yy.’a tarihlendirilir. Bugün oldukça yıkık durumda olan yapı, G.-B. köşede on iki basamakla çıkılan teras ve bunun arkasındaki odalarla, ince işçilikli bezemeleriyle dikkati çeken büyük bir dershaneden oluşur. Avlu bu yapıda da kubbelidir. Bunlara 1700 tarihli Nuhiye medresesi ve XVIII.-XIX. yy.’larda yapıldığı sanılan Yusufiye medresesi eklenebilir.

Bitlis’teki Önemli Türbeler

Bitlis, türbe mimarisi açısından da “önemli merkezlerdendir. Bunların en eski tarihlisi, XIV. yy. sonuyla XV. yy. başlarına tarihlenen Ziyaettinhan türbesi’dır. Şerefhan II türbesi, yazıtsız olmasına karşılık XV. yy.’a tarihlendirilir. Kare kaide üzerinde sekizgen gövdeli külah örtülü bir yapıdır. Şerefhanın kızları için yaptırıldığı sanılan ve gene XV. yy.’a tarihlendirilen Üçbacılar türbesi, ihlasiye medresesi yapılar topluluğu içinde bulunan Velişemsettin türbesi (XV. yy.), kapı ve pencere silmeleri örgü motifiyle bezenmiş Nuriye (Nurbaba) türbesi (1700), 1723 tarihli Saidiye (Saitşerefhan) türbesi, XVIII. yy.’dan Seyitibrahim (Şeyh Hacı ibrahim) türbesi vb. anılmaya değer.

Bitlisteki Önemi Hanlar ve Kervansaraylar

Kentteki bir başka önemli yapı türünü, hanlar ve kervansaraylar oluşturur, işlevlerini yakın zamana değin sürdürebilen bu yapılardan biri olan Hazo han, yazıtına göre 1626/1627’de onarılmıştır. Uzun dikdörtgen biçimindeki yapı, iki sıra halinde düzenlenmiş sekiz ayakla, sivri tonoz örtülü on beş bölüme ayrılmıştır. Bitlis -Tatvan yolu üzerindeki Bapşin hanının XVI. yy.’da Hüsrev Paşa tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Bu yüzden Hüsrev-paşa hanı olarak da bilinir. Kalın ayaklarla üç şahına ayrılan yapı, beşik tonoz örtülüdür. Gene Bitlis-Tatvan yolu üzerindeki Elaman ya da Rahva kervansarayı, XVI. yy.’da Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Anadolu’daki en büyük kervansaraylardan biri olan yapı yazlık ve kışlık bölümlerden oluşur. Duhan, Bitlis-Diyar-bakır yolu üzerinde görkemli bir yapıdır

XVI. yy.’dan Han hamamı ve Hüsrev paşa hamamı klasik Türk hamamları planında yapılardır.
Bitlis’in içinden geçen dört suyun üzerinde 24 köprü bulunmaktadır. Kesme taştan ve kemerli olarak yapılan bu köprülerin en eskileri Eflesağa, Alemdar, Hüsrevpaşa, Gazibey, Aynelbarit, Hatuni-ye, Karadede, Değirmen, Şerefiye ve Arap köprüleridir.