Genel KültürMüzik

Caz Müzik Nedir? Caz Müziğin Tarihi, Özellikleri, Sanatçıları

Caz: Hemen hemen evrensel bir anlatım biçimine bürünmüş Zenci Amerikan asıllı müzik.
Bütün çağdaş müzik biçimlerini etkilemiş, ancak adının nereden geldiğini kimsenin bilmediği bir müzik: işte caz. budur. Bazılarına göre caz, anlamı zamanla değişmiş, Afrika kökenli bir sözcüktür; bazıları ise Fransızca jaser (çene çalmak) fiilinden geldiğini savunurlar (Fransızca, Louisiana’da uzun süre konuşulmuştur). Bu karşılıkların hiç biri inandırıcı değildir. Şurası bir gerçektir ki, caz denince, 1915-1920 yıllarından başlayarak, Amerika Birleşik Devletleri’nin güneyinde yaşayan zencilerin folklorundan alınmış bir müzik türleri bütünü anlatılmak istenir.

İşçi Türküleri

Caz tarihinin başlangıcında köleliği buluyoruz. Bu müzik, Amerika’nın zenci halkının kaderiyle kaynaşmıştır. Onun ölümlerle, acılarla ve göz yaşlarıyla bezenmiş uzun geçmişine eşlik eder.
Afrika kıyılarından kaçırılan yüzbinlerce zenci, Güney eyaletlerinin pazarlarında köle olarak satıldı. Bunlar, pamuk çiftliklerinin kol gücünü oluşturuyor ve yakıcı bir güneşte, gözcülerinin kırbaç darbeleri altında, sabahtan akşama kadar çalıştırılıyorlardı.

Bu yüzden hem yüreklenmek, hem de bu çetin çalışmada bir uyum sağlamak için, köleler, şarkı söylüyordu. Bunlar başlangıçta, sadeliği ve ritmi (çalgıları şişeler, tencereler, sandıklardı) yönünden Afrika ezgilerini hatırlatan iş türküleri’ydi (work songs).

Negro Spiritual

Ama kuşaklar kuşakları izledikçe, Afrika sanatı sadece bir anıdan ibaret kaldı.
İlk kölelerin Amerikan toprağında doğmuş olan çocukları yeni etkilerle karşılaşmağa başladılar. Hıristiyanlığı benimseyen zenciler, dualardan başka, Kutsal Kitap’ta azizler tarihinden de parçalar ve kendilerince yorumladıkları birçok ilâhi öğrendiler. Böylelikle yeni bir müzik türü doğdu: negro spiritual.

Blues Dünyası

Köleliğin kaldırılmasına rağmen, zencilerin durumu gene de düzelmemişti.
Yaşamlarım beyaz azınlıktan ayrı sürdürüyorlardı; üçüncü bir müzik türünü bu ortamda geliştirdiler: blues.

Öbür dünyanın bu dünyadan daha iyi olacağını dile getiren negro spiritual’lerin (ilâhiler) tersine, dindışı müzik olan blues, günlük hayattan esinlenir; günlük kaygıları daha dolaysız, daha belirgin, daha içten bir yoldan ifade eder. İlk blues şarkıcıları, söyleyecekleri bir şey olduğu sürece, zamana da, parçanın uzunluğuna da aldırış etmeksizin, doğaçtan söylerlerdi. Daha sonra blues’un yapısı belirlendi: üç eşit gruba ayrılmış on iki ölçüden oluştu, sözleri bentler haline getirildi.

Genellikle aynı zamanda söz yazarı olan yorumcu, şarkısını gitar veya banjo (bir çeşit tambur) eşliğinde söyler. Çok zaman, her bentin ilk dizelerini tekrarlar. .
Başlangıçta blues şarkıcıları, köyden köye gezerler, taşkınlar, siklonlar, bir dostun veya bir yakının yitirilmesi gibi yerel olaylardan veya yolculuk anılarından esinlenerek, şarkı sözlerini doğaçtan söylerlerdi; sonra da şapkalarıyla parsa toplarlardı. Çoğu kördü (adlarının başına ingilizce kör anlamına blind konurdu).

Blues sadece erkeklere özgü değildir. Büyük kadın şarkıcılar da bu türü, ustalıklarıyla vurgulamışlardır. Blues imparatoriçesi diye adlandırılan Bessie Smith gibi kentli kadınlardı bunlar. Aşkı, parayı ve özellikle büyük kentlerin güç yaşantısını şarkılarında dile getirirlerdi.

New Orleans
Gerçek anlamıyla caz, şehirlerde doğdu. Zenciler, müziklerini yorumlayabilecekleri Avrupa çalgılarını şehirlerde buldular.

Her şey New Orleans’da başladı. Bu büyük uluslararası limanda birçok uygarlık birbirine karışıyordu (Fransız, İngiliz, İspanyol). Orada her şey müzik eşliğinde olurdu, cenaze törenleri bile. Zencilerin oluşturduğu ilk orkestralar, gece-gündüz kentin sayısız kuruluşlarının düzenlediği baloları, geçit törenlerini, defileleri ve piknikleri seslendirirdi.

O tarihlerde caz orkestraları altı ilâ dokuz kişiden oluşurdu: bir veya iki pistonlu boru, bir klarnet, bir trombon, bir tuba, bazen bir keman, bir banjo veya bir gitar, üzerinde zil takılı bir davul, bir trompet. O dönemden bu yana caz orkestrasında pek az değişiklik oldu.

Trompetler boruların yerini aldı, safsofonların sayısı arttı, kontrbas ile elektrikli bas, daha hareketli olduklarından tubanın yerine geçti. Orkestraların dansinglere ve kabarelere yerleşmesiyle *piyano da eksiksiz bir çalgı olarak boy gösterdi.

Grubun öteki üyelerine tempo vuruşlarını dağıtan bateri, orkestranın kalbidir. Davul esas tempoyu vururken trampet de karşıt tempoyu tutar.

Dünyanın Fethi

Caz, insan sesiyle veya çalgı ile icra edilir. Çalgılı saz daha zengindir, çünkü bu türe, doğaçtan (irticalen) çalma ve düzenleme de girer.

Ses unsurunun svving ile işlenmesi zamana ve ülkelere göre değişik bir gelişim gösterdi. Gerek yeni, gerek eski okul caz müziği bu temel unsurları korudu ve cazın değişmez kuralları böyle belirlendi.

Cazın niteliği, dans edeni alıp götüren bir tür düzenli salınımdır: swing (İngilizce sallanma anlamına gelen sözcük). Çünkü bütün Afrika müzikleri gibi caz da her şeyden önce bir dans müziğidir. Caz çalgıcısı, halkı dans ettirmek için bütün kalbiyle ve bütün gövdesiyle çalar. Çalgısından, blues ve spiritual şarkıcılarının o kendine özgü ses bükümlerini çıkartır.
Parçalar, almaşık notalarla (tam tona oranla hafifçe kaydırılmış) bezenmiştir. Bu blues notaları, caza, kendine özgü rengini ve makamım kazandırır. Cazı yaratan, esinin ve bestenin orijinalliğinden çok, yorumu, çalınışıdır.

New Orleans’dan yola çıkan caz, kuzeyin, Kansas City, Chicago ve özellikle New York gibi büyük sanayi şehirlerine ulaştı. Büyük orkestralar kuruldu ve bunlarda çok geçmeden ünlü solistler King Oliver, Kid Ory, Louis “Armstrong, Sydney Bechet, Duke Ellington yer aldılar. Giderek caz, bu zenci müziği, bütün Amerika’ya mal edildi. Beyaz müzikçiler de onu benimsediler ve Benny Goodman ve Glenn Miller gibi orkestralar büyük kalabalıkları kendine çekti. New Orleans» tarzı, beyazların elinde «swing» adını aldı ve Atlantik’i aşarak Avrupa’nın, sonra da bütün dünyanın sahnelerine ve kabarelerine yerleşti.

Caz Müziğinde akor dizileri, Caz Müziğinin en iyileri, Caz Müziği enstrümanları nelerdir.

Caz müziği 100 yıldan az bir süre içinde popüler, yaratıcı ve enerji dolu bir müzik türüne dönüşmeyi başarmıştır. Önceleri daha çok siyah Amerikan müzisyenlerce ortaya atılmış ve daha sonra birçok farklı stilde gelişim göstermiştir.

Cazın, diğer müzik türlerinden farklı olmasını sağlayan, başlıca iki özelliği vardır: Doğaçlama ve hoş ritmi. Doğaçlama, müzisyenlerin içlerinden geldiği gibi müzik yapmalarına denir. Genellikle belirli melodi ve uyum içinde çalarlar; ancak yaptıkları müzik, ikinci kez çalındığında aynı olmaz. Ritim, müzik sırasındaki hoş armonidir. Müzisyenler tempoya yön vererek müziğin enerjisini artırır.

Caz müzisyenleri trompet, saksofon gibi nefesli çalgılar ve diğer birçok enstrümanla solo atarlar. Ritim bölümünde kendilerine piyano veya gitar, bas ve davul eşlik eder.

Caz stilleri nelerdir:

Caz müziği, 20. yüzyılın başlarında ABD New Orleans’ta ortaya çıkmıştır. İnsanlar, Afrika’dan, köleler tarafından getirilmiş güçlü ritmleri Avrupa’da yaşayan hal An basit melodi ve ahengiyle birleştirmiştir. Nevv Orleans cazı, yani daha sonraki ismiyle geleneksel caz böylece ortaya çıkmıştır.

Genellikle ritm bölümüyle üç ya da dört kişi (trompet, trombon ve klarnet) çalar. 1920’lerin caz grupları, solo özelliğiyle çalmaya başlamışlardır. En eski solo caz ustası, trompetçi Louis Armstrong’dur.

Caz grupları, daha sonra çok daha büyük gruplara dönüştü. Bestecileri notaları yazmaya ve müzisyenler soloları çalmaya başladı. Bu caz müzik türüneyse swing adı verilir. 1930’larda ABD7de bu müzik türü çok popüler olmuştur. Svving müziğinin öncüleri Duke Ellington ve Count Basie’dir. 1940’larda Glenn Miller de büyük bir grubun lideri olarak öne çıkmıştır.

1940’larda swinge karşı bir tepki başlamış ve be-bop adı verilen yeni bir tarz ortaya çıkmıştır. Çok hızlı ve karmaşık melodilerden oluşan müzik, küçük gruplar tarafından yapılmaktadır. Bebop tarzının öncüleri Charlie Parker ve Dizzy Gillespie’dir.

1950’lerde yeni bir caz türü ortaya çıkmıştır: “Cool jazz.” Bu tarzda melo-Billie Holiday 1930’ların en büyük caz solistlerinden biridir ve albümleri günümüzde bile popülerdir. Çok farklı bir ses tonuna sahiptir ve şarkıları büyük bir duygusallıkla söyler.