HalkbilimiEl Sanatları

Doğal Boyamacılık Nedir? Nasıl Yapılır? Kullanılan Boyalar

Doğal boyamacılık nedir? Doğal boyamacılıkta hangi malzemeler kullanılır? Doğal boya nasıl elde edilir, çeşitleri nelerdir? Mordanlama Nasıl yapılır?

Doğal Boyamacılık

Doğadan elde edilen maddeleri kullanarak boya yapımı, tarihin çok eski dönemlerinden bu yana bilinen bir sanattır. Doğal boyalar bitkisel ve hayvansal kaynaklı boyar maddelerle kimyasal bir işleme tabi tutulmadan, ya da en az kimyasal işlem sonucunda elde edilen boyalardır. Doğal boyaların çoğu mordanlı boyalardır.

Doğada bitkilerin çoğu, az yada çok miktarda boyar madde içerir. Hem rengi çekici olanlar, hem de ışığa, suya ve yıkanmaya karşı haslık derecesi sağlayan bitkiler ve canlılar en değerli olan boyar maddelerdir.

Doğal boyar maddelerden başlıcaları ve bunlardan elde edilen renkler şunlardır:

Morlar, eflatunlar
Kırmızılar
Maviler, lacivertler

MORLAR VE EFLATUNLAR

Bu renkleri veren boyalar elde edilmesi oldukça zor ve pahalı olan boyalardır. Bu boyalar Murex ve Purpura adlı iki kabuklu deniz hayvanı cinsine bağlı birkaç tür hayvandan çıkartılır. Boyalar bu canlıların salgı bezlerinde bulunur. Doğal halde bu boya, sarı renktedir. Fakat güneş ışınlarının etkisi sonucu sarı-yeşil, yeşil, açık kırmızı ve koyu kırmızıdan geçerek sonunda mora dönüşür.

KIRMIZILAR

Eski zamanlarda kırmız adlı ağacın dişisinden parlak bir kırmızı elde edildiği bilinmektedir. Kırmızı böceği, tarihsel boyar maddelerin en önemlilerinden biriydi. Tarihte Türk Kırmızısı olarak bilinen renk, kök boya kullanılarak yapılan ve haslık derecesi çok yüksek olan bir boya ile elde edilirdi.

MAVİLER LACİVERTLER

Çivit otu, uzun bir fermantasyon sonunda, mavinin çeşitli tonlarını sağlayan bir boya vermektedir. İndigonun dışardan alınmaya başlamasıyla mavi boya elde etmede indigo, çivit otunun yerine geçti. Bu sentetik indigodan boya elde edilmesi, günümüze dek süre gelmiştir.

BİTKİLER
Bitkilerin adları bölgesel olarak değişik olabilir. Böyle bir durumda yapılacak en doğru iş bitkinin kökünü, yaprak ve dallarını, çiçeklerini, mümkünse tohumlarını içeren bir örneği bitki presi denen bir aygıt içerisinde kurutmaktır. Bu kurutulmuş örnek, bitki uzmanları tarafından kolayca adlandırılır.

BİTKİLERİN TOPLANMASI VE KURUTULMASI

Bazı bitkilerin tümü boya için kullanılırken, kimi bitkilerin belirli bir kısmı örneğin çiçeği, yaprağı ,tohumları, kabuk ya da kökü kullanılır. Toplama zamanı, boyama için en önemli etmenlerden biridir. Genellikle bitkinin toplanacak kısmının en olgun olduğu zamanı seçmek gerekir.

Kabuklar ve dallar ağaca zarar vermeyecek şekilde veya kesilmiş ağaçlardan elde edilir. Boyar madde, ağacın gövdesinin dış kabuğunda ya da dallarındaki kabuğun hemen içinde bulunur.

Yetişmesi uzun zaman alan bitkilerin köklerini toplarken, özen gösterilmelidir. Bitki kökleri genellikle ilkbahar ve sonbaharda, kökün yalnızca bir kısmı koparılarak alınır. Boya vermesi için bitkinin en az üç yaşında olması gerekir.
Bitkiler demet halinde asılarak, yere serilerek gölge olan havadar yerlerde veya fırınlarda kurutulabilir. Kurutulmuş bitkiler bez yada kağıt torbalarda korunmalıdır.

MORDANLAMA VE İŞLEVİ

Mordanın işlevi, boyar maddelerden liflere kimyasal ya da mekanik bağlarla bağlı ve suda çözünemeyen kompleksler meydana getirmektir. Böylece, başlangıçta suda çözünebilirliği olan boyar madde, mordan ile lif arasında kurulan bağlar sonunda, suda çözünemez bir madde olarak liflerin üzerinde kalır.
Mordanlar yün, ipek ve bitkisel liflerin boyanmasında hem rengin haslığını sağlamak, hem de aynı boyar maddeden değişik renkler elde etmek için kullanılmaktadır.

Mordanlama, belli miktarda mordanla, yünün birlikte kaynatılması yolu ile gerçekleştirilir. Bu, mordan halı ve kilimlerde kullanılan yünler için yeterli derecede haslık sağlar. Potasyum bikromat daha koyu renkler için yararlıdır. Haslık derecesi daha yüksektir. Saçı Kıbrıs ise, en koyu renkler ve siyahlar için kullanılır. Haslık derecesi çok yüksektir.

Bütün mordanların aşırı miktarda kullanılması, yün için zararlı olur. Mordanların hepsi zehirli maddelerdir. Besinlere ve yiyecek kaplarına bulaştırılmamalı, çocukların ulaşabilecekleri yerlere bırakılmamalıdır. Mordanlı suya sokulduktan ya da mordanlı yaş yünler tutulduktan sonra eller yıkanmalıdır.

MORDANLAR VE YARDIMCI MADDELER

Yün mordanlamakta kullanılan maddeler, ağır maden tuzlarıdır. Mordanlama için en uygun olan ve yaygın olarak kullanılan altı madde şunlardır: Şap, krom, saçı Kıbrıs, göztaşı, kalay ve klorür.

BOYAMADA KULLANILAN ARAÇLAR
Kullanılan araç ve gereçler, yapılacak boyanın niteliğine göre değişir. Yün boyama işlemi, ayda yılda bir kez yapılıyorsa, büyük kalaylı bakır yada emaye bir tencere ve tahta çubuk yeterlidir. Eğer sık sık boyama işlemi yapılacaksa, boyama için özel kaplar kullanılmalıdır.

Ağırlıkların ölçülmesi için terazi (tartı) gereklidir. Hassas terazi kullanılması daha uygun olur. Çünkü terazi 1 gr kadar küçük ağırlıkları tartabilmelidir.

1 ltlik bir ölçü kabı ile, 100 santimetre küplük bir ölçek de bulundurulmalıdır. Bazı tariflerin uygulanmasında, özellikle kimyasal indigo küpü hazırlarken, termometre kullanılmalıdır. Termometre 100 dereceye kadar sıcaklıkları ölçebilmelidir. Bunların yanı sıra, yünleri yıkamak için plastik bir leğen ve lastik eldivenler de bulunmalıdır.

BOYAMAYA BAŞLAMADAN ÖNCE YAPILMASI GEREKENLER YÜNÜN ÖZELLİKLERİ

Bitkisel boyalarla boyanmaya en uygun olanlar, doğal liflerdir. Doğal lifleri hayvansal ve bitkisel kökenli olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Hayvansal lifler, kimyasal bileşimleri gereği, mordanlara ve boyar maddelere karşı daha büyük ilgi gösterirler. Bu nedenle bitkisel liflere oranla boyanmaları daha kolaydır.

Genellikle, karışık ve kalın lifleri olan lifler, halı ve kilim yapımına uygundur. Liflerin ince olması, yumuşaklığı sağlar. Uzun olması ise, ipliğe dayanıklılığı kazandırır. Yün liflerin özelliklerinden biri de bu liflerin keçeleşebilmesidir. Keçeleşme, ani sıcaklık değişikliliği, ıslaklık ve çitileme hareketi ile gevşek liflerin birbirine dolanması sonucu meydana gelir. Keçe, yünün bu özelliğinden yararlanılarak yapılır. Bazen de yünün belirli bir oranda keçeleştirilmesiyle, dokumanın su geçirmezliği ve ısı yalıtım değeri artırılmış olur.

YÜNÜN BOYANMAYA HAZIRLANMASI

Yün eğirmeden önce yıkanıp temizlenmelidir. Geleneksel olarak, yün, sabun kullanmadan, tokaçla dövülerek yıkanır. Yün bir kaç kez ıslak olarak tokaçlanır, yıkanır tekrar tokaçlanır. Bu işlem, yün temizleninceye dek yinelenir. Yeterince temizlendiği anlaşılınca, son kez durulanır ve kurutulur. Aşırı yıkamak, yüne zarar verir. Aşırı yıkanan yün tarakla açılmaz ve eğrilmez.

Yün kuruduktan sonra taranır. Tarama işlemi, liflerin paralel hale getirilmesini sağlar ve eğirilmeye hazırlar. Yün tarandıktan sonra, önce el ile fitil haline getirilir, sonra kirman iğ ile eğrilir. Eğirme, yün ipliğinin kullanım amacına göre değişik bir biçimde yapılır. Halı yünleri az bükümlü, kalın ve çift kat olur. Kilim yünü, genellikle tek kat, ama daha ince ve daha bükümlüdür. Giyim eşyası yapmak için ise, en yumuşak yünler seçilmelidir.
Boyamak için yün satın alırken, yünün saf olmasına ve kimyasal maddelerle işlem görmemiş olmasına dikkat edilmelidir. İçine sentetik ip ya da ölü yün karıştırılmış ipler, boyanmaya elverişli değildir.

Boyanmaya hazır olan yünler, önce çile haline getirilir. Dolaşmaması için, çileler dört yerinden gevşekçe bağlanmalıdır. Mordanlama ve boyama işlemine geçilmeden önce, üzerindeki yağın ve pisliğin iyice temizlenmesi için, çileler sabunla yıkanır. Yıkama işlemininde, rendelenmiş saf sabun ve ılık su kullanılmalıdır. Sabunluyken, yün çileleri avuç içinde sıkılarak ve hafifçe çalkalanarak temizlenir. Yıkanan yünler iyice durulanır. Yıkama sonunda çilelerin fazla suyu, avuç içinde sıkılarak akıtılır. Yün hiçbir zaman bükülerek sıkılmamalıdır. Yünler hemen boyanacaksa, yıkama işleminden sonra kurutulmaya gerek kalmadan mordanlamaya geçilebilir, ya da mordan, boya ile birlikte uygulanacaksa, temiz yünler doğrudan boya banyosuna atılabilir.

BÜTÜN TARİFLER İÇİN BOYAMADA KURALLAR
Boyama suyunun miktarı, yünün kilosu başına 36-40 lt olmalıdır. Ama kabın hacmi yeterli değilse, boyama daha az su ile yapılabilir.

Rengin dalgalı olmaması için, boya banyosunu çok sık karıştırmak ve yünü alt üst etmek gerekir.
Kaynatma daima kısık ateşte yapılmalıdır. Kaynatma süresi genellikle 1 saattir. Bu süre, boyar maddenin yüne işlemesi ve sabitleşmesi için yeterlidir. Suyun eksilmesini önlemek için, kabın ağzını kapalı tutmakta yarar vardır. Kaynama sonunda boya banyosu soğumaya bırakılır. Yünlerin yavaş yavaş soğuması gerekir. Soğuduktan sonra, yünler birkaç su durulanır ve kurutulur. Yünlerin saf sabunla yıkanması, fazla boyanın atılmasını kolaylaştırır; ama zorunlu değildir.

Dal parçaları, ağaç kabuğu yada çok kurumuş bitki parçaları kullanıldığı zaman, boyar maddeyi bir gün önceden suya yatırmak gerekir. Yüne karışmamaları için, bitki parçaları kaynatma kazanına, tülbent içinde konabilir. Bir başka yöntem de bitkiyi önceden bir iki saat kadar kaynatıp çıkartmak, kalan boyalı suyu boyama işleminde kullanmaktır.

Ani sıcaklık değişiklikleri, yünlerin keçeleşmesine neden olur. Keçeleşmeyi önlemek için, yünler banyo suyunun içine soğukken konur. Sonra sıcaklık yavaş yavaş yükseltilir. Bitkiler önceden kaynatılmış ve çıkartılmışsa, banyo soğumaya bırakılır. Yünler eklendikten sonra tekrar ısıtılır.

Boyar madde miktarı, bitkinin boyama gücüne, taze ya da kurutulmuş olmasına göre değişir. Boyar madde miktarının artırılması, bir orana kadar rengin doymuşluğunu artırır. Daha fazlası rengi etkilemez. Rokinella, kök boya safranı gibi çok kuvvetli boyar maddeler dışında, yaş olarak kullanılacak yaprak ve çiçeklerin ağırlığı, boyanacak yünün 1-6 katı kadar olabilir

Bütün boyar maddelerle, birinciden artan suda, ikinci hatta üçüncü bir boyama daha yapılabilir. Sonraki boyamalardan elde edilen renk, ilk rengin daha açık daha pastel tonlarıdır. Ancak her boyamada rengin ışık haslığı biraz daha azalır.

Yün boyanırken, bulunabilirse, yumuşak su kullanılmalıdır. Suyun içinde erimiş minarelerin bulunması, rengi etkileyebilir. Demir bileşikleri ise, kesinlikle rengi koyulaştırır. Suyun niteliğinin doğal boyalar üzerinde önemi çok büyüktür.

DOĞAL BOYALARLA RENK KARIŞIMLARI YAPILMASI

Bitkilerden elde edilen üç temel renk, kırmızı, sarı ve mavidir. Doğal boyalarla çalışırken, bu üç rengin karıştırılması ile yeni renkler elde edilir. Renk karışımı ile ulaşmak istediğimiz amaç, aslında yeşil, mor, turuncu ve siyah elde etmektir. Çünkü bunların tek bir boyar maddeden çıkartılması zordur. Doğal boyalarla renk karışımı yapmak için kullandığımız üç temel renkten kırmızı, kök boyadan, kakinelladan ya da başka bir boyar maddenin birinden elde edilebilir.

Sarıyı ise pek çok bitkiden elde etmek olanaklıdır. Ancak renk karışımı yaparken, parlak ve doymuş bir sarının kullanılması daha iyi sonuç verir. Muhabbet çiçeği, bu amaca uygun boyar maddelerden biridir. Mavi ise indigodan sağlanır.

Yeşil

Yeşil için, önceden sarı boyanmış seyreltik bir indigo banyosuna batırılması gerekir. Banyo yeteri kadar seyreltik ise, yün filiz yeşili bir renk alır. Daha kuvvetli indigo, yaprak yeşili rengi verir. Önceden mordanlanmış yünün, ilk önce indigo ile boyanıp, sonra sarıya boyanması da aynı sonucu verir. Ancak bu durumda yeşilin koyuluğunu denetim altında tutmak daha doğrudur.

Mor

Morun bütün tonları, kokinella kullanarak elde edilebilir. Ayrıca kök boya ile de koyu mor bir renk sağlanır. Bunun dışında, yünün ard arda kırmızıya ve maviye boyanması ile mor elde etmek olanaklıdır. Ama her iki rengin de açık olması gerekir; yoksa renk siyah olur. Mor elde ederken, kırmızı için kök boya kullanılması iyi sonuç vermez. Kokinella daha uygun olur.

Turuncu

Yünün önce sarı ile boyanıp, sonra kırmızıya boyanması ile elde edilir. Sarı için, muhabbet çiçeği püren, soğan, sığırkuyruğu ya da başka herhangi bir boyar madde kullanılabilir. Boyama sonunda yün, sıcak olarak, sıkmadan leğene alınır, üzerine öğütülmüş kök boya eklenerek yoğrulur. Bu işlem, önce sıcak sarının oluşmasını sağlar, soğumaya bırakılır ve yıkanır. Rengin dalgalı olmaması için kök boyanın azar azar eklenmesi ve uzun süre gerekir. Sarıya boyanmış bir yünün seyreltik bir kök boya banyosu içinde kaynatılmasıyla da aynı sonuca ulaşılır.

Siyah

Koyu kırmızı yünün, maviye boyanması mora kaçan bir siyah verir. En iyi sonuç ise, kahverengi yünün, koyu bir indigo banyosunda maviye boyanması ile elde edilir.

YAYÇEP

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir