Genel KültürEdebiyatKitap Özetleri

Gazoz Ağacı Kitap Özeti

Gazoz Ağacı Kitap Özeti. Kudret Aksal’ın Gazoz Ağacı Romanı İçeriği Konusu Özeti. Gazoz Ağacı Roman Özeti

Kudret Aksal’ın hikâye kitabı (1954)

Bir Dostluk, on hikâyenin ilki ve evlilik dışı, kaçak bir sevişmenin yorumudur. İkinci hikâyede Hayriye Hanım ölmüştür; camie getirilmiş cenaze, namazının kılınmasını beklemektedir; sıcak bir yaz günü son törene gelmiş, tanıdık birkaç kişinin beklediği yazlık küçük kahveye bir adam girer. Cenaze götürülünceye kadar hikâyeci, bu adamın, Hayriye Hanım’ın bir zamanlar ayrıldığı kocası olabileceğini düşünür, ikisinin ortak hayatını hayal eder.
Geceye Doğru hikâyesinde o gün emekliye ayrıldığını öğrenmiş memur Refik Bey, durumdan henüz habersiz, otuz dört yıllık karısı ve çocukları arasında, evlilik anı ve alışkanlıklarıyla sarılı, üzgün-mutlu bir gece yaşar.
Büyükannemin Ölümü, üç gün önce hastaneye yatmış büyükannenin ziyaret edilişiyle ölümü arasında hayatın ve yazarın umursamaz akışını gösteren bir köprü gibidir.

Bizim Olan Sokaklar ‘da yazar, lise son sınıf öğrenciliğine, o günlerin yaşantılarına dönmüştür: Sıcak bir günün gecesinde iki arkadaş, bir kahveden, otuz otuz beş yaşlarında bir kadınla çıkarlar. Kadın bir apartmana girer. Şimdi iki genç, yaşlarının ümit ve hülyaları içinde, tenha sokaklarda yürüyeceklerdir. Gene hikâyeci, Meydan’da bir bahar ayında Boğaziçi iskelelerinden birinde vapur beklerken hayallere dalar, yazılamaya n bir hikâyenin hikâyesini Çekirdekte anlatır.

Son hikâye kitabın en uzun hikâyesidir: Şehrin bitiminde, denize yakın bir mahalleyi ve mahalle kahvesinin müşterilerini tanıtmakla başlar. Gözü sevgilisi Melâhat’in penceresinde olduğu için iskambil oyununda hep yenilen, bu yüzden Gazoz Ağacı diye adlandırılan aylak Saim, Melâhat’ı mahalleden kaçırır, metres edinir, bir un fabrikasında çalışmaya koyulur. Cicim aylan tez geçer ve vitrinlerde eşyalar, bir odaya kapatılmış Melâhat’i kendine çeker boyuna. Altlarındaki odada bir terzi çırağının tutkunluğu, Melâhat’i gitgide Saim’den uzaklaştırmaktadır. Saim, eski arkadaşlarından biriyle karşılaşır, onun ısrarıyla bir akşam eski mahallesine, iskambil oynamaya gider ve dönmez o gece. Bu gelmeyişler tekrarlanır. Dönüşlerinden birinde Saim, odayı boş bulur. Melâhat’in üç dört gün hâlâ gelmeyişi üzerine Saim, temelli eski mahalleye döner. Neden sonra bir gece Melâhat’i görür: Genç kadın, kalantor bir erkeğin kolunda, bir kokteyl salonundan çıkmış, bakmamış, belki de görmeden geçip gitmiştir.
Olayları İstanbul’da geçen hikâyelerin başlıca özelliği, yaşananlara yazarın zihninde yakıştırdığı yorumların eklenmesiyle gerçek-düş kaynaşmaları göstermelerinde, kitap boyunca aynı şair mizacının duyulmasındadır. Yazarın, en güzel hikâyesi Geceye Doğru olan bu ilk kitabı, 1955 Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nı kazanmıştı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir