HalkbilimiGelenekler

Türk Boylarında Nevruz Geleneği

Türk kültür ve folklor tarihinde, “Nevruz’un çok önemli bir yeri vardır. Eski çağlardan beri, hemen hemen bütün Türk boy ve oymakları arasında Nevruz kutlanmakta ve bugünün adına çeşitli şenlikler tertiplenmektedir.

Nevruz konusu, bölücü ve yıkıcı çevreler tarafından, özellikle son yıllarda, alabildiğine istismar mevzuu yapılmaktadır. Gerçek anlamı üzerine de bir sünger çekilmek suretiyle, asılsız ve hayali birtakım düzmece tanımlarla ifade edilen Nevruz, Doğu Anadolu Türkleri’ne de bu şekliyle kabul ettirilmeye çalışılmaktadır.

Nevruz (“nev” : yeni, “ruz : gün) kelime anlamıyla “yeni gün” demek olup, Farsçadan gelmektedir. Ortaya çıkışı ise, çok eskilere dayandırılmaktadır. İran destan yazarı Firdevs’inin “Şehnamesinde izah edildiği kadarıyla; kökü, İran’ın efsanevi padişahlarından “Cemşid” çağına kadar götürülmektedir. Ancak, Nevruz adı zamanla, İran’a komşu bulunan toplumların da kültürlerine girdi. Her toplumda önemli bir günün başlangıcı olarak benimsenen bu ad, zaman süreci içinde gittikçe birbirinden farklı, değişik anlamlarla ifade edilmeye başlandı.

Türkler’de yılbaşı, ilkbaharda, gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart günüdür. Bugün, Türk topluluklarında çeşitli adlarla kutlanır. Nevruz, Noruz, Navrız, Newroz, Naurus, Ergenekon, Bozkurt, Çağan gibi adlarla kutlanan bu bayram ile ilgili olarak Türk topluluklarında çeşitli gelenekler meydana gelmiştir. Orta Asya’dan Anadolu’ya ve Balkan Türkleri’ne kadar bu gelenekleri ve törenleri tespit etmek mümkündür.

Orta Asya Türk topluluklarında yılın ilk gününe “Navrız” denilmekte olup, bu gelenek çok eski tarihlere kadar iner.

Kırgızlar, yeni yılın ilk gününe “Nooruz” adını vermekte ve bugün “Nooruz Köcö” denilen özel bir yemek yemektedirler

Doğu Türkistan Türkleri arasında da Nevruz geleneği yaşamaktadır. Uygur Türkleri bugünü bahar bayramı olarak kabul etmekte ve bu güne “Novruz” demektedirler.

Kazaklar’da da Nevruz geleneği yaygındır. Kırgızlar ‘da görülen Köcö yemeği, Kazaklar’da da vardır. Kazaklar buna “Navröz Köcö” ya da “Navrız Köce” adını vermektedirler.

Bir diğer önemli husus da, Kazaklar’ın Mart ayı için “Navrız” adını kullanmalarıdır.

Bazı kaynaklarda ifade edildiğine göre, Kürtler’de Mart ayı için “Nevruz” adı da kullanılmaktadır)

Azerbaycan Türklerinde Nevruz bayramına mahalli şive ile “Noruz/Noyruz” denildiği gibi, Ergenekon Bayramı ve Bozkurt Bayramı adı da verilir.

Kırım Türkleri’nde de Nevruz geleneği yaşamaktadır. Kırım Türkçesine Nevruz sözü, “Navrez” şeklinde girmiş olup, 21 Mart günü bu bayram kutlanmaktadır.

Batı Trakya Türkleri’nde Nevruz geleneği “Mevris” adıyla bilinmektedir.

Çuvaş Türkleri’nde “Naurus”, Mart ayında olup, yeni yılın ilk günü anlamına gelmektedir.

Osmanlı Türkleri’nde de Nevruz sayılı günlerden biri olarak kutlanmış, güneşin koç burcuna girdiği anda “Nevruziyye” adı verilen bir macun veya tatlı yemek âdet olmuştur. Nevruz münasebeti ile, sadrazam padişaha donanmış atlar, murassâ silâhlar ve pahalı kumaşlar gibi, hediyeler verirdi. Bunlara “Nevruziyye pişkeşi” denilirdi. Nevruz’da divan edebiyatı şairlerinin “câize” almak için, büyüklere kaside sunduklarını da belirtelim.

Günümüz Anadolu Türkleri’nde; Alevi, Bektaşi, Tahtacı, Yörük, Karapapak, Kürt, Azerî, Türkmen vs. gibi, gerek mistik yollara bağlı olan, gerekse olmayan Türk topluluklarında, Nevruz, pek yaygın olarak ve âdeta bir bayram havası içinde, asırlardan beri kutlana gelmektedir.

Türk musikisinin en eski makamlarından biri de “Nevruz” adını taşır. Bunun, bilinen çeşitleri şunlardır : Nevruz Büzürk, Nevruz Hicaz, Nevruz Hüseyni, Nevruz Irak, Nevruz İsfehan, Nevruz Kû-çek, Nevruz Neva, Nevruz Buselik, Nevruz Rast, Nevruz Rehavi, Nevruz Saba, Nevruz Zengule, Nevruz-i Acem, Nevruz-i Arab, Nevruz-i Asi, Nevruz-i Hâra, Nevruz-i Sami, Nevruz-i Sultani Uşşak. Bunlardan Nevruz-i Arab ile Nevruz-i Hâra’nın üç veya dört, diğerlerinin en az altı yüzyıllık geçmişi vardır. Ancak günümüzde hiç birinden örnek kalmamıştır.

Kürt Türkleri de “Nevruz”u, soydaşı bulundukları diğer Türk boy ve oymakları gibi aynen kutlamaktadırlar. Bunlarla diğer Türk topluluklarının Nevruz’a bakış açıları aynıdır. Nevruz, kelime olarak her ne kadar İran kökenli ise de, Kürtler de dâhil bütün Türk boylarında, taşıdığı anlam tamamen milli olup, Türk kültüründen kaynaklanmıştır. Bu bakımdan diyebiliriz ki, Kürtler ‘deki Nevruz bayramı, geleneksel Türk Nevruzunun ve dolayısıyla Türk milli folklorunun ayrılmaz bir parçasıdır.

Bugün, bazı kötü niyetli kişilerce istismarı yapılan, Türklük’ten ayırmak için de üzerine “İranî”lik, ya da “Zerdüştî”lik kılıfı geçirilmek istenen “NEVRUZ”, nereden bakılırsa bakılsın, Türk milli kültürünün malıdır.

Doğulu gençlerimizin kafalarını bulandırmaktan, karıştırmaktan başka bir mana ifade etmeyen; “İrani” veya “Zerdüşti” kılıflı olan uydurma ve düzmece Nevruz tanımlarının, düşmanın birer oyunu olduğu bilinmelidir. Gençlerimiz bu hain oyunların ve propagandaların içyüzünü kavramakta gecikmemelidirler…

Kaynak: Türk Kültürü Araştırmaları Doğu ve Güneydoğu Anadolu 1. Cilt

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir